Sayfayı yazdır | Close Window

Türkçemize Sahip Çıkalım

Yazdırılan yer: eskisehirspor.com
Kategori: Diğer
Forum İsmi: Sohbet / Eğlence / Diğer Konular
Forum Açıklaması: Eskişehirspor ve futbol dışındaki her türlü konu, eğlence, fikir alışverişi, sohbet
URL: http://www.eskisehirspor.com/forum/forum_posts.asp?TID=154
Yazdırma tarihi: 11/May/2021 saat 03:35
Yazılım Versiyonu: Web Wiz Forums 9.50 - http://www.webwizforums.com


Konu: Türkçemize Sahip Çıkalım
Gönderen: serkan_esk
Konu: Türkçemize Sahip Çıkalım
Gönderi tarihi: 02/Ağu/2007 saat 00:35

Karamanoğullarının üçüncü hükümdarı Karamanoğlu Mehmet Bey, millet olarak yaşamanın ilk şartı olarak, dil birliğinin sağlanması gerektiğine inanıyordu. Kendi dilini ve kültürünü hor görüp başka kültürlere özenenlere karşıydı. 1277 yılında yayınladığı fermanla Türkçe den başka bir dil konuşulmasını yasakladı.

Yedi asır önce Türkçe ye verilen değeri günümüzde görememek aşağıda okuyacağınız şiirdeki gibi sizlerinde yüreğini sızlatıyorsa artık dilimize sahip çıkmanın zamanı gelmiş demektir.





Arıyorum


Karamanoğlu Mehmet Beyi arıyorum.
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayımlamıştı;


Bu günden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste, meydanda
Türkçeden başka dil konuşulmaya diye,
Hatırlayanınız var mı?


Dolanın yurdun dört bir yanını,
Çarşıyı, pazarı köyü, şehri
Fermana uyanınız var mı?


Nutkum tutuldu, şaşırdım merak ettim,
Dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere,
Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?


Tanıtımın demo, sunucunun spiker,
Gösteri adamının showman, radyo sunucusunun discjokey,
Hanımağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı?


Dükkânın store, bakkalın market, torbasının poşet,
Mağazanın süper, hiper, gros market,
Ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı?


İlân tahtasının billboard, sayı tabelâsının skorboard,
Bilgi alışının birifing, bildirgenin deklârasyon,
Merakın uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı?


Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,
Beldelerin girişinde wellcome,
Çıkışında, good-bye okuyanınız var mı?


Korumanın, muhafızın body-guard,
Sanat ve meslek pirlerinin, duayen,
İtibarın, saygınlığın prestij olduğunu bileniniz var mı?


Seki’nin, alanın platform, merkezin center,
Büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final,
Özlemin, hasretin nostalji olduğunu öğreneniniz var mı?


İş hanımızı plâza, bedestenimizi galleria,
Sergi yerlerimizi center room, show room,
Büyük şehirlerimizi, mega kent diye gezeniniz var mı?


Yol üstü lokantamızın fast-food,
Yemek çeşitlerimizin mönü olduğu yerlerde,
Hesabını, adisyon diye ödeyeniniz var mı?


İki katlı evinizi dubleks, üç katlı komşu evini tripleks,
Köşklerimizi villa, eşiğimizi antre,
Bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı?


Sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik,
Vurguncunun spekülatör, eşkiyanın mafya,
Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmağa sponsorluk diyeniniz var mı?


Mesireyi, kır gezintisini picnic,
Bilgisayarı computer, hava yastığını air-bag,
Pekâlayı, oluru okey diye söyleyeniniz var mı?


Çarpıcı, önemli haberler flash haber,
Yaşa, varol sevinçleri, oley oley,
Yıldızları star diye seyredeniniz var mı?


Vırvırık dağının tepesindeki köyde,
Cafe-show levhasının altında,
Acının da acısı, nes-kaaave içeniniz var mı?


Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken,
Dilimizin çalındığını, talan edildiğini,
Özün, el diline özendiğine içi yananınız var mı?


Masallarımızı, tekerlemelerimizi, atasözlerimizi unuttuk,
Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik.
Türkçemiz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?


Karamanoğlu Mehmet Bey i arıyorum,
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı....
Hayal meyal hatırlayıp da sahip çıkanınız var mı?


Yusuf YANÇ


Lütfen bu yazıyı sizin gibi düşündüğüne inandığınız arkadaşlarınıza da iletin.












-------------
HATALI
YAZIYORSAM
LÜTFEN ÖZEL
MESAJ ATIN


http://www.eskisehirspor.com/forum/pm_new_message_form.asp?name=serkan%5Fesk - Özel Mesaj Atmak İçin



Yanıtlar:
Gönderen: Adnan26
Gönderi tarihi: 02/Ağu/2007 saat 00:50
Sahane.....

-------------
Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yoktu.
Nice elbiseler gördüm, içinde insan yoktu.


Gönderen: alyans999
Gönderi tarihi: 02/Ağu/2007 saat 01:16
 Türkçeyi en güzel kullanan kişi bence Zeki Müren di ne kadar benzetmeler de bulunsalarda arkasından en güzel türkçe konuşan insandı kendisi.Kısa bir anımı anlatayım konu açılmışken yaşım 10 veya 11 bodrumda kendisini gördüm lafın gelişi salak salak bakıyorum üstada.Dediği laf evladım mezar taşı gibi dikilip durmasana başımda hayatım boyunca unutmam bu lafıSmile


Gönderen: serkan_esk
Gönderi tarihi: 02/Ağu/2007 saat 02:18
Türkçemizden çıkaralım bu sözü
İtoğluna it dememiz ayıpsa
Türkçemizden çıkaralım bu sözü
Puşt elinde ipin uçu kayıpsa
Türkçemizden çıkaralım bu sözü

Kardeş olan kem göz ile bakışmaz
İnsan olan durup durup takışmaz
Yine ite it söylemek yakışmaz
Türkçemizden çıkaralım bu sözü

Sus diyorlar ne hayrettir ne hayret
Canilerde insan yakmak maharet
Ayıp olur, ite olur hakaret
Türkçemizden çıkaralım bu sözü

Onlar yaksın siz de seyir eyleyin
İtlere it söyleyeni paylayın
İt demeyin başka bir şey söyleyin
Türkçemizden çıkaralım bu sözü

Mikdatî der yeter taştı sabrımız
Susmayız biz kazılsa da kabrimiz
İt demeye mani olur kibrimiz
Türkçemizden çıkaralım bu sözü

Mikdat Bal




-------------
HATALI
YAZIYORSAM
LÜTFEN ÖZEL
MESAJ ATIN


http://www.eskisehirspor.com/forum/pm_new_message_form.asp?name=serkan%5Fesk - Özel Mesaj Atmak İçin


Gönderen: serkan_esk
Gönderi tarihi: 02/Ağu/2007 saat 11:23
Artık Msn’de konuşma tarzı.Dilimiz bozuldu.Bir bakın dümdüz okuyun.Yani slm’yi selam diye değilde slm diye okuyun anlayacaksınız...

Slm’ın aleyküm!

Aleyküm slm!

Nbr millet?

İİ, senden nbr?

Bende ii.

Bye millet.

Bye.

Birde düzgün yazalım:

Selamın Aleyküm!

Aleyküm selam!

Na’ber millet?

İyi, senden na’ber?

Bende iyi.

Güle güle millet.

Güle güle.

İşte Türkçe’nin hali...



-------------
HATALI
YAZIYORSAM
LÜTFEN ÖZEL
MESAJ ATIN


http://www.eskisehirspor.com/forum/pm_new_message_form.asp?name=serkan%5Fesk - Özel Mesaj Atmak İçin


Gönderen: tnt
Gönderi tarihi: 02/Ağu/2007 saat 11:26
serkan konunun başlığını güzel türkçemiz yada benzeri birşeyle değiştirsen daha iyi olur. İçerik daha genişleyeceği için önemli bir konu olan dilimizi burada tartışabiliriz... Wink


Gönderen: serkan_esk
Gönderi tarihi: 02/Ağu/2007 saat 12:20
İlgi Çekmesi İçin Böyle Bir Başlık Kullandım Kaç Kişi Okumuş Cevap Sayısına Bakın.Başlık Türkçe olsa O Kadar Kişinin Bakacağını SAnmıyorum.Ama yinede isteğiniz üzerine Değiştireyim

-------------
HATALI
YAZIYORSAM
LÜTFEN ÖZEL
MESAJ ATIN


http://www.eskisehirspor.com/forum/pm_new_message_form.asp?name=serkan%5Fesk - Özel Mesaj Atmak İçin


Gönderen: tnt
Gönderi tarihi: 02/Ağu/2007 saat 12:44
Alıntı yapılan serkan_esk

İlgi Çekmesi İçin Böyle Bir Başlık Kullandım Kaç Kişi Okumuş Cevap Sayısına Bakın.Başlık Türkçe olsa O Kadar Kişinin Bakacağını SAnmıyorum.Ama yinede isteğiniz üzerine Değiştireyim


Bu konu önemli bir konu olduğu için ve ilerde dilimizle alakalı başka başlık açılıp kirlilik olmaması için böyle yapman daha iyi oldu. Bundan sonra dilimizle alakalı bütün herşeyi burada tartışabiliriz...


Gönderen: serkan_esk
Gönderi tarihi: 02/Ağu/2007 saat 13:38
                                                        Değişen Türkçemiz

Yıl: 1965
"Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle şaşakaldım. Nasıl bir edâ takınacağıma hükûm veremedim, âdetâ vecde geldim. Buna mukâbil az bir müddet sonra kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni fevkalâde rahatlatan bir tebessüm vardı.Üstümü başımı toparladım, kendinden emin bir sesle 'akşam-ı şerifleriniz hayrolsun' dedim."

Yıl: 1975
"Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.Ne yapacağıma karar veremedim, heyecandan ayaklarım titredi. Ama çok geçmeden kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni rahatlatan bir gülümseme vardı. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle 'iyi akşamlar' dedim."

Yıl: 1985
"Karşıma âniden çıkınca fevkalâde şaşırdım. Nitekim ne yapacağıma hükûm veremedim, heyecandan ayaklarım titredi. Amma ve lâkin kısa bir süre sonra kendime gelir gibi oldum, nitekim yüzünde beni ferahlatan bir tebessüm vardı. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle 'hayırlı akşamlar' dedim."

Yıl: 1995
"Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım. Fenâ hâlde kal geldi yâni. Ama bu iş bizi bozar dedim. Baktım o da bana bakıyor, bu iş tamamdır dedim. Manitayı tavlamak için doğruldum, artistik bir sesle 'selâm' dedim."

Yıl: 2006
"Âbi onu karşımda öyle görünce çüş falan oldum yâni. Oğlum bu iş bizi kasar dedim, fenâ göçeriz dedim, enjoy durumları yâni. Ama concon muyum ki ben, baktım ki o da bana kesik. Sarıl oğlum dedim, bu manita senin.. 'Hav ar yu yavrum?'

Yıl: 2026
"Ven ay vaz si hör, ben çok yâni öyle işte birden. Off, ay dont nov âbi yaa. Ama o da bana öyle baktı, if so âşık len bu manita. 'Hay beybi..'"



-------------
HATALI
YAZIYORSAM
LÜTFEN ÖZEL
MESAJ ATIN


http://www.eskisehirspor.com/forum/pm_new_message_form.asp?name=serkan%5Fesk - Özel Mesaj Atmak İçin


Gönderen: serkan_esk
Gönderi tarihi: 02/Ağu/2007 saat 14:43






-------------
HATALI
YAZIYORSAM
LÜTFEN ÖZEL
MESAJ ATIN


http://www.eskisehirspor.com/forum/pm_new_message_form.asp?name=serkan%5Fesk - Özel Mesaj Atmak İçin


Gönderen: serkan_esk
Gönderi tarihi: 02/Ağu/2007 saat 16:07
Dağarcığınıza Her Gün İki Söz

Türk Dil Kurumu, elektronik posta adresini bildiren herkese günde iki kelimeyi, anlamı ile birlikte ücretsiz olarak gönderiyor.

Aralarında gazeteciden yazara, öğrenciden polise her meslekten 35.000'i aşkın kişiye iki sözcük e-posta yoluyla gönderiliyor. Talep her geçen gün artıyor. Son yıllarda özellikle gençlerin kullandığı kelime sayısının azalmasını göz önünde bulundurarak alternatif çalışmalar üreten TDK, gençlerin İnternet'e olan ilgilerini değerlendirdi.

Kurum, ‘www.tdk.org.tr’ adresinden 'Dağarcığınıza Her Gün İki Söz' yazısına tıklayıp, elektronik posta adresini bırakan herkese anlamları ile birlikte her gün iki sözcük göndermeye başladı. TDK Sözlük Kolu uzmanları tarafından seçilen kelimelerin günün tarih ve önemiyle ilgili olmasına dikkat ediliyor. Örneğin cemrenin düşmesi ile birlikte e-postalara ‘cemre’, 29 Ekim’de ‘cumhuriyet’, Kurban Bayramı’nda ‘kurban’ sözü ile ilgili açıklayıcı bilgiler sunuluyor. Kelimelerin anlamlarının yanında gönderilen sözcüğün içinde geçtiği atasözleri ve deyimlere de yer veriliyor. Ayrıca, türü, söylenişi, vurgusu, yabancı kökenli ise Türkçeye hangi dilden geçtiği konularında bilgi veriliyor. Yabancı kelimelere bulunan Türkçe karşılıklar da e-posta sahiplerine bildiriliyor. TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın, halkın Türkçenin zengin söz varlığından yeteri kadar faydalanmadığını söylüyor. “Çok kısıtlı sayıda sözcük bilgimiz var.” eleştirisini yapan Akalın, Türk Dil Kurumu olarak amaçları doğrultusunda, teknolojiyi de kullanarak bu durumun önüne geçmek istediklerini belirtiyor. “Amacımız kişilerin söz varlığını geliştirmek ve Türkçenin zengin söz varlığından faydalanmalarını sağlamak.” ifadelerini kullanan TDK Başkanı Şükrü Halûk Akalın, e-posta adreslerini bırakanların sayısının her geçen gün arttığını kaydediyor.

Uyarılar

1. Bilgisayarlarında e-posta yazılımı (outlook vd.) yüklü olanlar Dağarcığınıza Her Gün İki Söz bağlantısını tıklayarak e-posta adreslerini gönderebilirler. Bilgisayarlarında e-posta yazılımı olmayanların ise e-posta hesaplarının bulunduğu sunucudan (yahoo, hotmail vd.) bilgi@tdk.org.tr adresine e-posta hesaplarını göndermeleri gerekmektedir.

2. E-posta hesaplarını Kurumumuza gönderdikleri hâlde "Dağarcığınıza Her Gün İki Söz" iletilerini alamayanların e-posta hesaplarının limitlerini, e-posta kutularının dolu olup olmadığını kontrol etmelerini,

3. E-posta hesaplarını değiştirenlerin eski e-posta hesaplarını da belirterek yeni e-posta hesaplarını göndermelerini,

4. E-posta grubundan çıkmak isteyenlerin, çıkmak istediklerini belirten e-posta iletisi göndermelerini rica ederiz.

Türk Dil Kurumu
Kaynak: http://www.tdk.org.tr/uyari001.htm



-------------
HATALI
YAZIYORSAM
LÜTFEN ÖZEL
MESAJ ATIN


http://www.eskisehirspor.com/forum/pm_new_message_form.asp?name=serkan%5Fesk - Özel Mesaj Atmak İçin


Gönderen: serkan_esk
Gönderi tarihi: 02/Ağu/2007 saat 17:06


Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir. - Hz. Muhammed

Millî eğitim esas olduktan sonra onun lisanını, usûlünü, vâsıtalarını da millî yapmak zarûreti münâkaşa edilemez. - Mustafa Kemal Atatürk (1924)

Türkçe giderse, Türkiye gider! Yabancı dille eğitim ile Türkiye gider! - Oktay Sinanoğlu



-------------
HATALI
YAZIYORSAM
LÜTFEN ÖZEL
MESAJ ATIN


http://www.eskisehirspor.com/forum/pm_new_message_form.asp?name=serkan%5Fesk - Özel Mesaj Atmak İçin


Gönderen: freestyle
Gönderi tarihi: 02/Ağu/2007 saat 20:45
ben Türkçeyi böyle korurum Tongue

 


-------------


Gönderen: ccigarr
Gönderi tarihi: 02/Ağu/2007 saat 21:16

Güzel türkçemizi layığıyla kullanmak hepimizin görevi ancak şu şartlarda bu konuda başarılı sayılmayız.



-------------
haramilerin saltanatını yıkacağız...


Gönderen: serkan_esk
Gönderi tarihi: 03/Ağu/2007 saat 00:52
Vah Türkçem Vah!..

Nerede kutladınız yeni yılın ilk saatlerini? Büyükşehir Belediyesi’nin davetlisi olarak Cumhuriyet Meydanı’na mı gittiniz yoksa? Eğer gittiyseniz, yeni yıl afişinin yabancı dilini sökebilenlerdensiniz demek ki?

Büyükşehir Belediyesi’nin yılbaşı eğlenceleri için kentin her yanına astığı afişi görmeyen var mı? Belki vardır diyerek afiş içeriğini özetleyelim:

“2006 Yeni Yılı Cumhuriyet Meydanı’nda birlikte kutluyoruz. DJ Show/ Tango İzmir Dance’n Sport / Mc and Dance Show (Ersin and Superstarz Dance) Pamela / Mazhar Fuat Özkan / Lazer Show / Dance / DJ Show.”

Anladınız mı?

Vah Türkçem vah!

Kendi diline saygı göstermeyen yetkililerin, başka dillere nasıl balıklama atladıklarını ve dildeki yozlaşmanın nerelere kadar yayıldığını göstermiyor mu bu afiş? Her yıl dil bayramında, Türkçe gülüp, Türkçe ağlamanın bile zorlaştığının altını çizdiğimiz ortamda, görsel çirkinliklerin önüne geçeceğini umduğunuz yetkililerin hazırlattığı afişteki her yabancı harf, Türkçe’yi sevenleri bir yanından vuran oklara döndü; yaralıyız.

Oysa, ulus olmanın en büyük şartlarından biridir dil birliği. Ve dil birliğine açık saldırı ve yok etme projesi, fark ettirmeden yaşamımızın her alanına sızıyor yavaş yavaş, Türkçenin güzelliklerini yok ediyor bir bir. Yabancı dillerin istilası örümcek ağı gibi yaşamımızın her alanını sarıyor; kımıldayamıyoruz. Afişlerle, broşürlerle, reklamlarla yaşamımıza giren bu kirlenmeyi altı yavaş yavaş ısıtılan ve kaynadığının farkında olmayan kurbağa gibi kanıksıyoruz.

Yale Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapan ve bir toplantı için 1994 yılında Türkiye’ye gelen Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu’nun, o günün gazetelerinde satır aralarına sıkışmış sözlerine bir kulak verelim isterseniz. Hani, ibretiâlem derler ya, öyle bir konuşma.

“Devletin üst düzeyindeki insanlar Türkçeyi İngilizce ile karıştırarak konuşmaktan, yazmaktan böbürleniyor. Bu haysiyetsizliktir. Afişler, sokak adları, lokanta isimleri İngilizce. Oysa Türkçe güzel ve her alana uygun matematiksel yapısı olan bir dil.”

Yaşam alanlarımızın yabancı sözcüklerle kuşatıldığı günümüzde Türkçe yaşamak ve Türkçe soluk almak istiyoruz. Türkçeyi yabancı kültürlerin kuşatmasından uzak tutmak konusunda duyarlı olması gereken, “İzmir bizim evimizdir diyen” Büyükşehir Belediyesi, ne yazık ki, bu afiş tasarımıyla sınıfta kaldı.

Türkçe’deki bu yozlaşma, kültürel yaşantımızda da kısırlığa yol açıyor. Türkçenin kutup yıldızı tiyatroda da gerilemenin boyutları giderek artıyor. Tiyatrolar üzerinde koparılan yaygaranın sadece iş verimi açısından olduğunu düşünüyorsanız, büyük bir yanılgı içindesiniz demektir. Türkçenin son kalesi olan tiyatrolar bir bir kapatılıp, ödenekli tiyatrolarda kamu reformu yasa tasarısıyla yok edilince, ohh gel keyfim gel!

Vah Türkçem vah!...



-------------
HATALI
YAZIYORSAM
LÜTFEN ÖZEL
MESAJ ATIN


http://www.eskisehirspor.com/forum/pm_new_message_form.asp?name=serkan%5Fesk - Özel Mesaj Atmak İçin


Gönderen: serkan_esk
Gönderi tarihi: 04/Ağu/2007 saat 09:21
Türkçe konuşan bahçe süpürsün

Bu da Berlin kriteri! Almanya Başbakanı Merkel'in partisi, okulda anadil konuşmayana "süpürge cezası" verilmesini tartışıyor....

Türkiye'ye her fırsatta özgürlükten bahseden AB'den çifte standart... Önce Hollandalı bir bakan sokaklarda anadil zorunluluğu istedi. Ardından Almanya'da bir okul bu uygulamayı resmen başlattı.

Şaka değil! Teklifi yapan Merkel'in eğitim uzmanı
Almanlar bununla da yetinmedi. Başbakan Merkel'in partisinin eğitim uzmanı Bild gazetesine şöyle konuştu: "Okullarda herkes Almanca konuşmalı. Derste, teneffüste, okul gezilerinde... Türkçe konuşana okul bahçesini süpürme cezası verilmeli..."

"Süpürge cezası gelirse Türkler sokağa dökülür"
Skandal teklif ülkedeki Türkler'i ayaklandırdı. AP milletvekili Özdemir "Ceza saçma"; Türk Toplumu Başkanı Kolat "Protesto eylemleri yaparız. Tepkimiz sert olur"; Merkel'in partisinden Yiğit ise "Sessiz kalmayız" dedi.

Türkçe konuşana ceza

Okullarda anadil yasağının küçük çaplı uygulamaya geçtiği Almanya'da, iktidardaki CDU'nun bir üyesinden Türkler'i ayağa kaldıran teklif: Türkçe konuşan öğrenciler ceza olarak okulu süpürsün.

Almanya'da büyük tepki gören "okullarda ders dışında bile Almanca" zorunluluğu skandala dönüşüyor. İlk olarak başkent Berlin'de bir okulda başlayan uygulamanın yankıları geçmeden şimdi de Başbakan Angela Merkel'in partisinden "Türkçe konuşan öğrencilere okul bahçesini süpürme cezası" önerisi geldi. Hıristiyan Demokrat Birlik Partili (CDU) eğitim uzmanı politikacı Robert Heinemann, "Okulda teneffüslerde bile Almanca zorunluluğu doğru bir karar. Uymayan öğrenciler cezalandırılmalı. Türkçe konuşana okul bahçesi süpürme cezası verilmeli" dedi.

'ENTEGRASYON ŞART'
Bu öneriye CDU'nun koalisyon ortağı Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) milletvekili Andreas Scheuer'in deSÜPÜRGE CEZASINI ÖNEREN R. Heinemann destek vermesi, "ayrımcılık, ırkçılık" tartışmasını alevlendirdi. "Entegrasyon dille başlar. Bu yüzden okullarda anadil yasağına katılıyorum. Yabancı öğrenciler buna uymazsa okul tarafından cezalandırılmalı" diye konuştu. Anadil yasağını ilk uygulayan Herbert-Hoover Ortaokulu Müdürü Jutta Steinkamp, kararıyla ilgili tepkilere "Alınan karar bir görev. Almanca konuşma zorunluluğunu aldık çünkü öğrencilerimizin Almanca anlamadığını fark ettik" cevabını verdi. Baden-Württemberg eyaletinde Alman vatandaşlığına geçmek isteyen yabancılara vicdan testi yapılması kararı sonrası "süpürge cezası" önerisinin ülkede Fransa'daki varoş isyanı benzeri olaylara yol açılmasından korkuluyor.

Kaynak: http://arsiv.sabah.com.tr/2006/01/29/dun101.html
Sertaç AKDOĞAN /DIŞ HABERLER - Sabah Gazetesi



-------------
HATALI
YAZIYORSAM
LÜTFEN ÖZEL
MESAJ ATIN


http://www.eskisehirspor.com/forum/pm_new_message_form.asp?name=serkan%5Fesk - Özel Mesaj Atmak İçin


Gönderen: es_emre26
Gönderi tarihi: 04/Ağu/2007 saat 10:59


-------------
Felsefe;'S'evinmek'İ'çin'S'evmedik!
http://www.felsefesis.com - http://www.felsefesis.com


Gönderen: serkan_esk
Gönderi tarihi: 04/Ağu/2007 saat 16:25
ı dillerin, özellikle İngilizcenin dilimiz üzerindeki etkisi son yıllarda gittikçe yıkıcı bir hâl alıyor. Yabancı kelimelerin sık kullanılması dışında yabancı dildeki eklerin Türkçe kelimelere eklenerek yeni kelimeler türetilmesi gibi acayiplikler de dikkati çekiyor. Öyle ki, artık yiyecek isimleri, işyerleri unvanları ve meslek dalları bile bu tuhaf karışımlı kelimelerle ifade edilir oldu. Bir tür karmaşa demek olan bu durumun bazı örnekleri şöyle:
Otel adları: Otium Otel, Sun Zeynep, Ozy Clup Koraltan Hotel, Sultan Pataros Hotel, Kiriş Alinda Beach, Royal Resort, Bodrum Deluxe, Grand Cevahir Hotel, Çardak’s Holiday Villa.
Sinema adları: Cinecity Alkent, İstinye Cinemall, Cinepol, Megaplex, Capitol, Spectrum.
Hasta hane adları: Muğla Yücelen Hospital, TEM Hospital, Dentistanbul, Acıbadem Hospital, Medical Park.
Alış veriş merkezleri: Metrocity, Tepe Nautilus, Atrium, Capitol, Galeria, Carrefour.
Konut alanında: Mashattan, Yesh Hill, Pelican Hill, Elisium Residence, Inn City, Arkeon Evleri, Greenium Konakları, Rose Park Evleri, Elit Park, Hill Side, Ağaoğlu My World, Selvice Evler, Olympiakent, Şelâle Premium Residence, Alice Village.
Giyim eşyası alanında: Club Monako, Oysho, Damat and Tween, Mavi Jeans, Uptown, Fenerium, GS Store, Dryman Kuru Temizleme, Dry Cleaning, Expres Terzi, Network, Vepa Sport, Aslı Natural Collection.
Cep telefonu: Cep to cep, Bizbize cell, Mobil Portföy, Ringa, Web Mesaj Cell.
Eğlence alanı ve lokanta adları: Vişne yerine Whisne, Taksim yerine Taxim, Balkon yerine Balcon, Rumeli yerine Roumelie, Matrak yerine MatRock, Durak yerine DoRock, Paşa yerine Pasha, Efendi yerine Efendy, Eksen yerine Exen, Berduş yerine Berdush, Eylül’s, Hammam, Cahide’s, Paper Moon, The Hacının Yeri, Casaba, Chamdan, Dog-Shop, Dönerchi, Kebabi, The Marmara, Dönerland’s, Emmim Cihcken and Kitchen, Cafe Salad Pideskender, My Fish, Cafe Oley.
Eskişehir Milletvekili Fahri Keskin, Türkçenin yozlaştırılmasını, yabancı isimlerin yaygınlaşmasını önlemek amacıyla hazırladığı yasa teklifini, TBMM’ne sunuyor.
“Ticarette de Türkçe” sloganıyla bir kampanya başlatan Türkçemizi Canlandırma Derneği’nin başkanı Deniz Yiğit, bu konuda şunları söyledi: “Türkçe, kök ve eklerin pırıl pırıl saydamlığı, her yerde özdeş kalan kökün sözcüğün başında bir bakışta kendini göstermesi, bu köke art arda bitişebilen eklerle en sınırsız sayıda sözcük türetilebilmesi gibi özellikleriyle olağanüstü gelişme gücü bulunan bir dil. İçine düştüğü bu durumu gerçekten hak etmiyor. Türkçenin bu durumdan kurtulması gerekli. Fransa’da da böyle bir yozlaşma vardı. Ama onlar buna yasayla önlem aldı.”
Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın da, Türkçenin yanlış ve bozuk kullanılması karşısında birtakım yasal düzenlemelere gidilmesini şart görüyor. Ancak, bunların yasaklayıcı ve cezalandırıcı nitelik taşımamasını tercih ediyor. Akalın “Dil olmazsa ne insan, ne millet, ne de uygarlık olabilir” diyor.

Kaynak: Orkun Dergisi - Murat Gençoğlu



-------------
HATALI
YAZIYORSAM
LÜTFEN ÖZEL
MESAJ ATIN


http://www.eskisehirspor.com/forum/pm_new_message_form.asp?name=serkan%5Fesk - Özel Mesaj Atmak İçin


Gönderen: delibasozi
Gönderi tarihi: 04/Ağu/2007 saat 17:58
Helal olsun serkan sana. Türkçemizi korumak adına Osmangazi Üniversitesi (Bilimkenti)'nde Dil ve Tarih Topluluğu'nun yanı sıra Dil ve Tarih Derneği de çalışmalar yapmakta. Ben de onların arasındayım.

Türkçemizi sonuna kadar korumalı ve güzelleştirmeliyiz. Bakın bir Fransa "e-mail" sözcüğünün yerine posta anlamına gelen "courriere" kelimesinin kullanılmasını uygun gördü ve e-mail sözüğünü yasakladı. Çünkü onlar dilleri Fransızca'ya çok önem veriyoarlar. Diğer ülkelerde de bu böyle.

Türkçemizin her yabancı sözcüğe karşılık üretme potansiyeli çok ama çok yüksek. Sadace bu yönde yapılan çalışmalarda eksiklikler var. Şu anki durum ise daha kötüye gitmekte. Halkımız yabancı sözcükleri benimsemiş ve Türkçe kelimelere nazaran daha bi şevkle, istekle kullanıyor. Bunun güzel örneklerini serkan zaten vermiş:

Galatasaray Store, Fenerium, Ticketturk, Biletix vs. vs.

Ki onlara da ancak bu yakışır; kendi kimliklerini benimseyememiş, kendi dillerini hor gören camialardır bunlar. Bunların dışında bir tek EsEsimiz ve Beşiktaş vardır ki Beşiktaş storesini "Kartal Yuvası", EsEsimiz de bilindiği üzere Store'sini "Eskişehirspor ürünleri satış mağazası" yapmıştır.

Ayrıca sadece bu örneklerle değil, topluluklar olarak da bu bilinci sergilememiz gerek bence. E sahadaki futbolcu Türk, taraftar Türk, Türkçe'nin 1. dil olarak konuşulduğu bir ortamda "I LOVE YOU ESES" diye bağırmanın anlamı ne? EsEsimiz ile aramızda gönül bağı ve Türkçe'den başka şeye ihtiyaç mı var da İngilizce'ye minnet ediyoruz? Eskişehirspor taraftarı olarak bu yönde de herkesi bilince davet ediyor, örnek taraftar olmaya çağırıyorum.

BYEE değil, Esen Kalın; ESES kalın Clap


-------------
Başka dile benzemez annenin sesi
Anne kadar özeldir Eseslinin ESESi..


Gönderen: delibasozi
Gönderi tarihi: 04/Ağu/2007 saat 18:04

<<<<< Vatandas Osman


      Acı ama gerçek



Vatandaş "Türk Osman" Osman Bey, sabah saat 7.00'de Casio masa saatinin alarmıyla gözlerini açtı. Puffy yorganını kaldırdı.Hugo Boss pijamalarını çikarip Adidas terliklerini giydi.WC'ye ugradiktan sonra banyoya geçti. Clear sampuan ve Protex sabunuyla dusunu aldi.Colgate ile dislerini firçaladi . Rowenta ile saçlarini kuruttu. Bill's gömlegini ve Pierre Cardin takimini giydi. Lipton çayini içti.Sony televizyonda medya özetlerini ve flash haberleri izledi.Citizen kol saatine bakti. Aile fertlerine 'çav' deyip Hyundai otomobiline bindi. Blaupunkt radyosunu açarak, rock müzigi buldu. Agzina bir Polo seker atti Sehrin göbegindeki Mega Center'daki ofisine varinca, Casper bilgisayarini çalistirdi. Microsoft Excel'e
girdi. Ofisboy'dan Nescafe'sini istedi. Saat 10.00'a dogru açligini yatistirmak için Grisini yedi. Öglen Wimpy's Fast Food kafeteryaya gitti.Ayaküstü, Coca Cola ve hamburgeri mideye indirdi.Camel sigarasini yakip Star gazetesini karistirdi.Aksam-üzeri is çikisi Image Bar'a ugrayip JB'sini yudumladi, sonra kösedeki Shopping Center'a ugradi. Esinin siparis ettigi Persil Supra deterjan, Ace çamasir suyu, Palmolive sampuan, Gala tuvalet kagidi , Sprite gazoz ve Johnson kolonyayi alarak kasaya yanasti.Bonus kartiyla faturayi ödedi.Hafta sonu esi Münevver'le Galleria'ya giden Osman Bey, Showroom'lar dolasip Kinetix ayakkabi,Lee Cooper blue jean satin aldi.Aksam evde bir gazetenin verdigi TV Guide'a göz atan Osman Bey,kanallar
arasinda zapping yaparak, First Class, Top Secret,Paparazzi gibi programlar izledi.Ayni anda Outdoor dergisini karistirdi. Saat 22.00'ye dogru Show'da Türk dili üzerine panel basladi.Uykusu gelen Osman Bey, televizyonu kapatip yatak odasina geçerken, kendini mutlu hissetti."Ne mutlu Türk'üm diyene!" diye gerindi ve uyudu. Hala da uyuyor..

iyi uykular sevgili milletim....>>>>>


Uyanalım arkadaşlar..



-------------
Başka dile benzemez annenin sesi
Anne kadar özeldir Eseslinin ESESi..


Gönderen: serkan_esk
Gönderi tarihi: 05/Ağu/2007 saat 12:35
Ozan Sana Da Teşekkür Ederim İlgin Ve Alakan İçin.Ayrıca Son Yazı da Çok Güzel.Amaç Gençlere Bu Aşının Yapılması.

                                                                            Bütün ümidim gençliktedir.

                                                                                                              Mustafa Kemal Atatürk


-------------
HATALI
YAZIYORSAM
LÜTFEN ÖZEL
MESAJ ATIN


http://www.eskisehirspor.com/forum/pm_new_message_form.asp?name=serkan%5Fesk - Özel Mesaj Atmak İçin


Gönderen: tnt
Gönderi tarihi: 05/Ağu/2007 saat 13:02
Arkadaşlar formumuzda v harflerini w gibi yazan, evet diye yazamayıp efet yazan arkadaşlarımız var.. hiç mi içiniz sızlamıyor böyle yazarken, siz bu dili konuşun diye millet kelle koltukta dağda bayırda geziyor, daha önce olduğu gibi can veriyor ama siz neyin etkisinde kalıp böyle davranıyorsunuz anlamıyorum..

Kimseden çok üstün bir dil bilgi beklemiyorum, kimsenin başına dil bilgisi öğretmeni kesilecek te değilim mutlaka benim de bu yazıda olduğu gibi hatalarım var ama türkçede türkçeyle alakalı hatalar normal .. Örneğin alacağız yerine alacaz kullanılabiliyor  ya da herkes değil de herkez yazılabiliyor bunlar telafuza dayalı yazım olduğu için gayet normal ama Allah aşkına söyleyin v yerine w , k yerine q kullanmak neyin nesi hiç mi vicdanınız sızlamıyor...


Gönderen: esesesin
Gönderi tarihi: 05/Ağu/2007 saat 13:33
    Ozan güzel yazı için teşekkürler.
    Almanya veya diğer ülkelere inan ki kızmıyorum.Adamlar beğenmesek bile dillerine sahip çıkma adına bir çalışma başlatmış.Bırakın kızmayı ben de aynısının Türkiyede uygulanmasını,anadolu liseli mezunu biri olarak derhal bu liselerin kapanmasını ve büyük bir kampanya başlatılmasını istiyorum.
      Bu arada Odunpazarı belediyesine yabancı isimlere izin vermediği için teşekkürler..


-------------
renkelrimiz siyah kırmızı lakabımız kırmızı şimşeklerdir.sarı forma nerden çıktı arkadaş...


Gönderen: semihk
Gönderi tarihi: 05/Ağu/2007 saat 14:23
TÜRKÇESİ VARKEN.....
 

Ambulans: Cankurtaran

Trend: Gidiş, Gidişat

Erozyon: Toprak Aşınması

Kabine: Bakanlar Kurulu

Medya: Yayın-Basın

Dizayn: Tasarım

Fast Food: Tez Yemek

Servis: Hizmet

Filtre: Süzgeç

Mobil: Gezgin

Termik: Isıl

Radikal: Aşırı

Brifing: Bilgilendirme

Miting: Toplantı

Politika: Siyaset

Market: Bakkal, Çarşı, Pazar

Star: Yıldız

Süper:  Üstün, Koca

Şanslı: Bahtlı, Bahtı Açık

Sosyal: Toplumsal

Sprey: Püskürteç

Fuel Oil: Yakıt Yağ

Petrol: Neft

Shopping Center: Alışveriş Merkezi

Stant: Tezgâh, Sergi

Bariyer: Engebe

Operatör Dr: Cerrah

Dekor: Süs

Üniversite: Evrenkent

Kampus: Yerleşke

Sponsor: Destekçi

Antik: Eski

Aktif: Etkin, Faal

Pasif: Edilgen

Galeri: Sergi

Spesiyal: Özel

Terör: Tedhiş

Terörist: Tedhişçi

Transfer: Aktarma

Defans: Savunma

Korner: Köşe

Enternasyonal: Uluslar Arası

Detay: Ayrıntı

Pozisyon: Durum, Konum

Reyting: Sıralama

Air Lines: Hava Yolu

Final: Son, Son Sınav

Vize: Ara Sınav

Lider: Önder

Alternatif: Seçenek

Legal: Yasal

Organize: Düzenlemek

Organizasyon: Örgüt, Topluluk

Deklarasyon: Beyanname

Ekonomi: İktisat

Prestij: İtibar

Doküman: Belge

Komisyon: Encümen

Komisyoncu: Aracı

Ambargo: Yaptırım

Sektör: Kesim

İzolasyon: Yalıtım

Agresif: Saldırgan

Operasyon: İşlem, Ameliye

Format: Biçim

Kompozisyon: Hitabet, Tahrir

Egzersiz: Alıştırma

Favori: As

Alarm: Uyarı

Sinema: Beyazperde
 
Dilimize yerleşmiş ve artık herkes tarafından kullanılmakta olan binlerce kelime vardır. Öztürkçecilik adı altında bunların atılması düşünülmüş ve yerlerine saçma sapan kelimeler uydurulmaya çalışılmıştır. Fakat bu hatanın farkına varılmış ve artık dilimize tamamen yerleşmiş olan kelimelerin atılmamasına karar verilmiştir. önemli olan şu saatten sonra dilimize yabancı kelimelrin girmesini önlemeye çalışmaktır.
 
TDK'nın son yıllardaki en güzel kelime uyarlaması da computer yerine kullanılan bilgisayar kelimesidir. Fakat şöyle bir gerçek de vardır ki bazı kelimelerin girişinde TDK da çaresiz kalmaktadır.
 
Bu sebeptendir ki dilimize en güzel şekilde sahip çıkmalı yazı ve konuşmalarımızda özümüzden kesinlikle taviz vermemeliyiz.
 
çünkü
 
DİLLERİNİ KAYBEDEN MİLLETLER ÖZLERİNİ DE KAYBETMEYE MAHKUMDURLAR.
 


-------------
Başkalarının kusurlarını görmeye başladığın an, kendi kusurların için aynanın karşısına geçmen gereken andır.


Gönderen: SUATESES
Gönderi tarihi: 05/Ağu/2007 saat 14:58
Halen msn de yazışır gibi forumda yazan arkadaşlarımız var. Bu konuda biraz daha duyarlı olmalıyız.  

-------------
Körfezin Kırmızı Şimşekleri


Gönderen: serkan_esk
Gönderi tarihi: 05/Ağu/2007 saat 16:31
                                                                                             TÜRKÇEYİ TÜRKÇE KONUŞALIM

-------------
HATALI
YAZIYORSAM
LÜTFEN ÖZEL
MESAJ ATIN


http://www.eskisehirspor.com/forum/pm_new_message_form.asp?name=serkan%5Fesk - Özel Mesaj Atmak İçin


Gönderen: serkan_esk
Gönderi tarihi: 05/Ağu/2007 saat 16:32





TÜRKÇENE SAHİP ÇIK

TÜRKÇEME SAHİP ÇIK






-------------
HATALI
YAZIYORSAM
LÜTFEN ÖZEL
MESAJ ATIN


http://www.eskisehirspor.com/forum/pm_new_message_form.asp?name=serkan%5Fesk - Özel Mesaj Atmak İçin


Gönderen: scarface_hkna
Gönderi tarihi: 05/Ağu/2007 saat 17:35
maalesef dilimizin şu an ki durumu çok kötü
yukarıda belirtilen kelimelerin çoğu artık Türkçemize yerleşmiş durumda


-------------
Takımların karakterlerini yöneticiler ve futbolcular değil,taraftarlar belirler.


Gönderen: ermanka26
Gönderi tarihi: 05/Ağu/2007 saat 22:33
Benimde forumda dikkatimi "Fotoğraf" sözcüğü yerine "Resim" sözcüğünün kullanılması çekti.Resim ressamların ve insanların yaptığı görsel eserler olarak geçiyor.T.D.K. sözlüğünde.
 
Teknolojik cihazlar yardımıyla yapılan görüntülere ise fotoğraf denildiğinden bu cihazlar yardımıyla elde edilen görüntülere "Resim" yerine "Fotoğraf" demek daha doğru olacaktır.


-------------
Adım+Soyadımın ilk 2 harfi+26=Nickim


Gönderen: alyans999
Gönderi tarihi: 06/Ağu/2007 saat 00:28
 Türkiye de büyük firmalara bile işe girerken ingilizceyi çok iyi bilme şartı aranılıyorsa hatta buna son zamanlarda rusça ve çince bile eklendi dilde yobazlaşma kaçınılmazdır.Turistik tesislere bir bakın bırakın sokaktaki tabelaları, tesisin adı ömerse kimse bakmaz ama royal wow palace koyun adını herkes bir şey sanır.İlk başta biz turiste benzemeye çalışmamalıyız turist bize benzemeli.Gidin turistin bol olduğu bir otele veya tatil köyüne alman yemekleri ingiliz yemekleri rus yemekleri ya ben bi musakka yiyemezmiyim tatilde Türk günü yaparlar bir gün ondada döner yaparlar, oralarda hergün Türk günü olmalı bir gün alman veya ingiliz günü.Adamlar zaten almanyadan ingiltereden bıkıp gelmişler buralara aynı şeyi buradada bulunca sıkılıyorlar.Ben buna birebir şahidim.Dilde yozlaşma 2. plandadır bence asıl yozlaşma kültürde başladı.


Gönderen: delibasozi
Gönderi tarihi: 06/Ağu/2007 saat 00:29
emeğine sağlık semihk.

resim-fotoğraf konusuna gelince; bu iki sözcük aslen farklı olsalar da yakın anlamda oldukları için kullanılabiliyolarWink


-------------
Başka dile benzemez annenin sesi
Anne kadar özeldir Eseslinin ESESi..


Gönderen: serkan_esk
Gönderi tarihi: 06/Ağu/2007 saat 12:49
Türkçenin Türkiye lehçesi,
Türkiye'de yaklaşık 72.000.000 kişi tarafından,
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 250.000 kişi tarafından konuşulmaktadır.

Türkçenin artık ayrı birer dil olarak kabul edilen ve Türk Dilleri Ailesinin alt kolunu oluşturan tarihi lehçeleri de bulunmaktadır. Bunlar Türkiye Türkçesi de dahil aşağıdaki bölgelerde şu yoğunlukla konuşulmaktadır:İran'da yaklaşık 30.000.000 İran Azerisi tarafından,
Özbekistan'da 23.600.000 kişi tarafından,
Rusya Federasyonu içinde Türk muhtar cumhuriyetleri de bulunmaktadır. Başlıcalarını, Tataristan, Başkortostan, Çuvaşistan, Yakut-Saha Muhtar Cumhuriyetleri, Dolgan-Mens Muhtar Bölgesi, Kabardin-Balkar, Tuva, Kırım-Tatar Muhtar Cumhuriyetleri, Hakasya, Gorno-Altay Muhtar Bölgesi, Dağıstan Muhtar Cumhuriyeti, Karaçay-Çerkes Muhtar Bölgesi buralarda toplam 18.000.000 yakın kişi tarafından,
Doğu Türkistan'da (Çin) yaklaşık 17.500.000 kişi tarafından,
Kazakistan'da 15.900.000 kişi tarafından,
Azerbaycan'da 7.600.000 kişi tarafından, Kırgızistan'da 5.000.000 kişi tarafından,
Türkmenistan'da 6.000.000 kişi tarafından,
Tacikistan'da 2.800.000 kişi tarafından,
Afganistan'da 5.000.000 kişi tarafından,
Irak'ta 3.000.000 kişi tarafından,
Almanya'da 2.670.000 kişi tarafından, Suriye'de yaklaşık 1.500.000 kişi tarafından,
Bulgaristan'da 850.000 kişi tarafından,
Gürcistan'da 400.000 kişi tarafından,
Sırbistan ve Kosova'da en az 350.000 kişi tarafından,
Kırım'da 300.000 kişi tarafından, Gagavuz Yeri'nde (Moldova) 200.000 kişi tarafından,
Avusturya'da 200.000 kişi tarafından,
Hollanda'da 354.000 kişi tarafından,
Avustralya'da 150.000 kişi tarafından,
Fransa'da 176.000 kişi tarafından,
Yunanistan'da 135.380 kişi tarafından,
İngiltere'de 120.000 kişi tarafindan
Makedonya'da 97.500 kişi tarafından,
Belçika'da 112.400 kişi tarafından,
İsrail'de 50.000 kişi tarafından,
Amerika'da 27.000 kişi tarafından,
Danimarka'da 25.000 kişi tarafından,
Romanya'da 16.000 kişi tarafından,
Kanada'da 10.000 kişi tarafından,
İsviçre'de 7.500 kişi tarafından konuşulmaktadır.



-------------
HATALI
YAZIYORSAM
LÜTFEN ÖZEL
MESAJ ATIN


http://www.eskisehirspor.com/forum/pm_new_message_form.asp?name=serkan%5Fesk - Özel Mesaj Atmak İçin


Gönderen: semihk
Gönderi tarihi: 06/Ağu/2007 saat 18:51
Günümüzde üniversiteler, prof.lar , doktorlar ve öğretim görevlileri arasında şöyle bir anlaşmazlık da vardır ki kimileri orta asyada kullanılan dilleri lehçe, kimileri şive ve kimileri de başlı başına ayrı bir dil olarak kabul etmektedirler.
 
fakat şahsi kanaatimce azeri TÜrkçesi haricinde konuşulan diller lehçedir. başlı başına bir dil teşkil etmemekle beraber Türk dili'nin kollarıdırlar diye düşünüyorum çünkü herhangi bir orta asya milleti ile konuştuğunuzda işin içine rusça denilen dil girmedikçe anlaşma oranı özbek kırgız ve tatarlarda yüzde ellileri geçmektedir.


-------------
Başkalarının kusurlarını görmeye başladığın an, kendi kusurların için aynanın karşısına geçmen gereken andır.


Gönderen: CamuR
Gönderi tarihi: 06/Ağu/2007 saat 19:06
Türkçemize sahip cıKalım Kentlerimizde DuKKan ve Mağzalarda Yabanci DuKKan isimleri var ßence Devletimiz ßu işe el atmalari Lazım ßir ara ßirşeyler yapiorlardi ne oldu ßilmiom duKKanlar oteller cafeler Yabanci isimler TÜRKÇE kuLLanalm artik Türkiyemi ingilteremi ßellisiz ße kardeşm Ne Mutlu Türküm diyene

-------------
http://www.facebook.com/duraNevzat - Facebook Profilim


Gönderen: semihk
Gönderi tarihi: 06/Ağu/2007 saat 19:13
Alıntı yapılan CamuR

Türkçemize sahip cıKalım Kentlerimizde DuKKan ve Mağzalarda Yabanci DuKKan isimleri var ßence Devletimiz ßu işe el atmalari Lazım ßir ara ßirşeyler yapiorlardi ne oldu ßilmiom duKKanlar oteller cafeler Yabanci isimler TÜRKÇE kuLLanalm artik Türkiyemi ingilteremi ßellisiz ße kardeşm Ne Mutlu Türküm diyene
 
forumda kullandığımız isimler Türkçe mi bunu sormak gerekiyor kendimize.
 
kent=şehir


-------------
Başkalarının kusurlarını görmeye başladığın an, kendi kusurların için aynanın karşısına geçmen gereken andır.


Gönderen: delibasozi
Gönderi tarihi: 07/Ağu/2007 saat 02:52
Geçtiğimiz dönemde TBMM bir Türkçe Araştırma Komisyonu oluşturmuştu ve aslında Türkçemizin yararına uygulanabilir eylem önerileri getirmişlerdi. Tabi seçim meçim kaynadı gitti.. Ama gerçekten de bu yönde adımlar atılması gerek değil 'şart'. Kendi ilimizde dolaşırken yabancı turist gibi hissetmek ve bunu da kendi milletimizin hissettirmesi... Yani bunun önüne geçmenin vakti geldi de geçiyor bile.

Hele bir de yabancı dille öğretim var ki (yabancı dil öğrenmek değil, yabancı dil ile herhangi bir dersi almak) o daha büyük bela. 1 sene hazırlık okumak, sadece tek bir yabancı dile odaklanarak diğer her şeyi ikinci plana itmek kötü sonuçlara yol açabiliyo. Hazırlıktan ziyade; Türk öğretmenin, Türk öğrencisine Türkiye'de matematiği, fiziği hatta bazen kendi tarih ve edebiyatını İngilizce vermesi açıkçası bende 51. eyalet ya da Avrupa kolonisi hissine yol açıyo; bilmem sizde de aynı mı... Düşünsenize, o kadar kafa yorduğumuz, en basitinden bi matematiği bile Türkçe anlamakta onca güçlük çekerken; bi de ingilizcesini görüyoruz. Tamam ingilizce de gerekli, ancak öğrenimizideki, hayatımızdaki yeri hiç bir zaman Türkçe'den önce olmamalı.

Semihk kardeşim, haklısın; bazı şeyleri düzeltmek istiyorsak işe öncelikle kendimizden başlamalıyız. Sana  katılıyorum.

Aslına bakarsak şehir kelimesi de Arapça'dan ancak bu kadar takılmamak gerek. Çünkü son yıllarda Batı dillerinden Türkçemize girmekte olan o kadar yabancı sözcük var ki artık kalıplaşmış sözcükler (kitap gibi) yerine onlarla uğraşmaya öncelik verilmekte. Bi "koordinasyon" yerine "eşgüdüm" karşılığı, "aktif" yerine "etkin" karşılığı varken bu karşılıkların yüzüne bakılmamakta. O yüzden eski yabancı kelimelere takılmaktan ziyade yeni yabancı sözcükleri kullanmamaya özen gösterelim. Çünkü yıllarca "sözcük mü kelime mi Türkçe?" kavgalarını yapmaktan dilimizi geliştirmekten ve genişletmekten uzak kaldık ne yazık ki..

-------------
Başka dile benzemez annenin sesi
Anne kadar özeldir Eseslinin ESESi..


Gönderen: serkan_esk
Gönderi tarihi: 09/Ağu/2007 saat 00:23
Mortgage Türkçeleşti, 'Tutulu Satış' Oldu

Milliyet:
Yurttaşların uzun vadeli taksitlerle ev alabilmesine dayalı sistemin adı olan son günlerin moda terimi "mortgage" için Türk Dil Kurumu'nun önerdiği "tutu" sözcüğünün tutmaması üzerine, Kurul üyelerinden Hamza Zülfikar'dan "tutulu satış" önerisi geldi. Zülfikar "Yeter ki ekonomi yazarları ya da devlet adamlarından biri bu kelimeyi kullansın" dedi.
TDK üyesi Hamza Zülfikar bir makalesinde, daha önce Arapça'dan Türkçe'ye geçen "rehin" ve Fransızca'dan alınan aynı anlamdaki "ipotek"in yanında şimdi de yakın anlamlı "mortgage" sözcüğünün dillerde dolandığına işaret etti.
Zülfikar, mortgage sözcüğünün anlamının "Bir borcun ödeneceği inancıyla geri alınmak üzere borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey" olduğunu belirtti. TDK'nın rehin ve ipotek için daha önce "tutu" sözcüğünü önerdiğini, sözlükte kelimenin yer aldığını ve bu kelimenin zaten halk tarafından kullanıldığını dile getiren Zülfikar, sözcüğün daha çok Tokat, Isparta, Denizli, Balıkesir, Sakarya, Adana, İzmir, Kütahya, Manisa da kullanıldığını bildirdi.

"DEVLET ADAMLARI KULLANSIN"
Tutu sözcüğünün çok ilgi görmediğine de işaret eden Zülfikar, mortgage teriminin yerine "tutulu satış"ın kullanılabileceğini belirtti. Zülfikar, "Yeter ki para, banka konularında, ekonomi sayfalarında yazı yazanlar veya devlet adamlarından biri bu sözü kullansın" dedi.

Referans
İpoteğe dayalı uzun vadeli konut finansman sisteminin yasal zeminini oluşturan ve şimdiye kadar mortgage olarak tanımlanan sistemin adı Türkçeleştirilerek "tutulu satış" oldu. TBMM Plan ve Bütçe Alt Komisyonu, tasarıda mortgage sistemine tutulu satış denilmesini kararlaştırdı.



-------------
HATALI
YAZIYORSAM
LÜTFEN ÖZEL
MESAJ ATIN


http://www.eskisehirspor.com/forum/pm_new_message_form.asp?name=serkan%5Fesk - Özel Mesaj Atmak İçin


Gönderen: serkan_esk
Gönderi tarihi: 09/Ağu/2007 saat 00:25
TÜRKÇESİ VARKEN!


Türkçesi varken yabancı olan kelimenin kullanılmasına günümüzde oldukça sık rastlanıyor ve bu oldukça hızlı bir şekilde de yayılıyor. Peki, neden Türkçesi varken yabancı olan kelimeyi kullanıyoruz?

Yabancı dillere özenme; Osmanlı zamanında Farsçaya-Arapçaya, kısa bir süre önce Fransızcaya ve son 45–50 yıllık zaman diliminde ise İngilizceye kaymıştır. Bunun sebebi olarak bilim dilinin İngilizce olması gösteriliyor. Fakat olaya dikkatli baktığımız zaman bilim dilinin İngilizce olmadığı, aksine İngilizce gibi bir dilin bilim için hiç uygun olmadığını görüyoruz.


Farklı yöntemlerle kendi dilimizdeki kelimeleri unutmamız ve yerine yabancı kelimeleri kullanmamız sağlandı. Fakat artık yabancı kelime kullanmak toplum içinde bir fark olmaktan çıktı hatta artık bizler tarafından ayıplanır duruma geldi. Günümüzde “ organisation un Türkçesi ne?” dediğimiz zaman karşılık olarak organizasyon. Ya da “ ‘ambulance’ ne demek?” dediğimiz zaman ambulans cevabını alıyoruz. Dilimize yapışmış o kadar saçma sapan kelimeler var ki! Artık bunları dilimizden kazıyıp atmanın zamanı gelmiştir.


Anlaşılıyor ki şu anda Oktay SİNANOĞLU hocamızın dediği gibi büyük bir uyanış vardır. Aşağıda günlük yaşamda sık sık karşılaştığımız ve kullanılmasının artık ayıp olarak gördüğümüz sözcüklere karşılık küçük bir sözlük hazırladım. Umarım dilimize yapışan saçma kelimelerin, dilimizden kazınmasında faydası olur.






-------------
HATALI
YAZIYORSAM
LÜTFEN ÖZEL
MESAJ ATIN


http://www.eskisehirspor.com/forum/pm_new_message_form.asp?name=serkan%5Fesk - Özel Mesaj Atmak İçin


Gönderen: seven7
Gönderi tarihi: 09/Ağu/2007 saat 01:09
Halkımız diziler ve magazin yerine tartışma programları haberleri izlese düzelir, hatta herkesin trt seyretmesi lazım trtden başka radyo dinlememesi lazım.

Kapatılsın özel televizyonlar ve radyolar! 

-------------
[COLOR=RED]1 gün gelecek 1 gün kalacak

http://www.eskisehirspor.com/forum/forum_posts.asp?TID=2993&PN=4


Gönderen: delibasozi
Gönderi tarihi: 09/Ağu/2007 saat 02:04
Hatta "tutulu satış"ı da kısalttılar; en son "tutsat" oldu. Ama bunun halk dilinde de yaygınlaşması yani Türkiye'de kullanılır olması için medyamızın, siyasetçilerimizi kısaca topluma hitap eden herkesin bu karşılığı kullanması gerekir ama nerdeee....  Sağolsun bir tek TRT'de duyabildim bunu. Malum RTÜK gibi bir de kukla kuruluşumuz var. TVlerde İnek Şaban'ın masumane "EŞŞOĞLEŞŞEK" lafını sansürlerler ama parayı görünce de millete "MOR-GIÇ" denilmesine de hiç aldırış etmezler. İşte terbiyemiz, Türkçemiz böylelerine kalmış ya ona üzülürüm ben..


-------------
Başka dile benzemez annenin sesi
Anne kadar özeldir Eseslinin ESESi..


Gönderen: serkan_esk
Gönderi tarihi: 09/Ağu/2007 saat 13:59
Alıntı yapılan delibasozi

Hatta "tutulu satış"ı da kısalttılar; en son "tutsat" oldu. Ama bunun halk dilinde de yaygınlaşması yani Türkiye'de kullanılır olması için medyamızın, siyasetçilerimizi kısaca topluma hitap eden herkesin bu karşılığı kullanması gerekir ama nerdeee....  Sağolsun bir tek TRT'de duyabildim bunu. Malum RTÜK gibi bir de kukla kuruluşumuz var. TVlerde İnek Şaban'ın masumane "EŞŞOĞLEŞŞEK" lafını sansürlerler ama parayı görünce de millete "MOR-GIÇ" denilmesine de hiç aldırış etmezler. İşte terbiyemiz, Türkçemiz böylelerine kalmış ya ona üzülürüm ben..


Ozan Tebrik Ederim Yine Güzel Bir Konuda Güzel bir şeyler Söyledin.Cümlene Aynen Katılıyorum.Gerçekten Ya Üzülecez Ya da Türkçemizi Kurtaracaz.




-------------
HATALI
YAZIYORSAM
LÜTFEN ÖZEL
MESAJ ATIN


http://www.eskisehirspor.com/forum/pm_new_message_form.asp?name=serkan%5Fesk - Özel Mesaj Atmak İçin


Gönderen: delibasozi
Gönderi tarihi: 15/Ağu/2007 saat 13:44
Türk'ün dilini kesenler

Almanlaşmış Cem efendinin Almanya'daki Türk çocukları arasında Türkçe konuşmanın yasaklamak istemesini savunması üzerine yazdıklarımızı okuyan bir dost, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'ün de, büyük şirket toplantılarında İngilizce konuşulmasını önerdiğini hatırlattı.

Olup bitenlere baktıkça insan, ister istemez, "Neredeeen nereye?" diye hayıflanmak ihtiyacı duyuyor.


Yıl 1931.

Atatürk diyor ki:

"- Öyle istiyorum ki, Türk dili bilim yöntemleriyle kurallarını ortaya koysun ve her dalda yazı yazanlar bütün terimleriyle çoğunluğun anlayabileceği güzel, âhenkli dilimizi kullansınlar."

Atatürk'ün bu özlemi dile getirmesinden iki yıl sonra, İstanbul'da, bir "Vagon-Li" hadisesi yaşanır.

Bu hadisenin ne olduğunu kısa bir süre önce Hakk'ın rahmetine kavuşan, "Yalan Söyleyen Tarih Utansın" müellifi Mustafa Müftüoğlu'ndan nakledelim:

Bilindiği gibi, "Vagon-Li", Yataklı Vagonlar Şirketi'dir. Beynelmilel bir şirket… Dünyanın birçok yerlerinde olduğu gibi, Türkiye'de de şubesi bulunan bir müessese!..

İşte, bu şirketin İstanbul'da Beyoğlu Acentasında vukubulan bir olay, Vagon-Li şahlanışına sebep olmuştur!.. Şöyle ki: 21 Şubat 1933 Salı günü, Vagon-Li'nin Beyoğlu Acentasına müracaat eden bir tüccar, o günkü Ankara treni için bir bilet ister. Tüccara muhatap olan Naci Bey adındaki şirket memuru, o günkü trende boş ye olmadığını söyler, bu sırada Şirketin Galata Acentasına da telefon edilerek bilet olup olmadığı sorulur ve elbette ki bütün bu konuşmalar Türkçe cereyan eder.

Naci Bey adlı memur, bu şekilde bir müşteriye bilet temini için uğraşırken; Acentanın müdürü, birden yerinden fırlar ve orada bulunan memurlara Naci Bey'i göstererek sorar:

'- Bu adam böyle nece anırıp duruyor? Türkçe mi?' Ve sonra memura dönerek bağırır: 'Burada resmî dilin Fransızca olduğunu bilmiyor musunuz? Size sopa ile mi hareket etmeli?"

Müdürün bu küstahça hareketine karşı, Naci Bey:

'- Ben Türk'üm. Benim memleketimde resmî dil Türkçe'dir. Hattâ siz bile Türkçe öğrenmelisiniz!" diye cevap verir. Müdür bu cevap üzerine büsbütün küstahlaşır ve memura 10 lira (1933'de çok yara) nakdî ceza verir. Ve Naci Bey bu kere:

'- Ne diye ceza veriliyor?... Kendi memleketimde kendi dilimi konuşmam suç mudur?' derken, Müdür, kükrer:

'- Sizi on beş gün için kovuyorum!' deyiverir… Ve böylece, Türkiye'de Türkçe konuştuğu için hakarete maruz kalan memur, acenteyi terk eder!.. Bilâhare, diğer vazifeliler, müdüre, yaptığı hareketin doğru olmadığını, arkadaşlarının Türkçe konuşmakta haklı olduğunu, verilen cezanın kaldırılmasını söylerlerse de, küstah müdürün cevabı şu olur:

'- Ya o gider yahut ben!'

Bu müessif olay matbuata akseder ve ertesi günkü gazeteler olayı bütün teferruatıyla yazar… O yıllarda Üniversite gençliği bütünüyle milli şuura sahiptir. Milli şuur sahibi bu gençler, meşhur Razgard hâdisesine karşı ayaklanmış, Çanakkale Şehitliği için ilk teşebbüs bu gençlerden gelmiştir. Milli Türk Talebe Birliği'nde toplanan bu gençlerin başında Demokrat Parti iktidarı yıllarında Maarif Vekilliği yapan ve o yıllarda Mühendis Mektebi talebesi olan Tevfik İleri gibi kimseler vardır.

Vagon-Li Acentasında vukuu bulan Türkçe'ye tecavüz hâdisesi üzerine işte bu gençler hemen harekete geçmiş ve toplanan muazzam gençlik kütlesi Beyoğlu'na çıkarak sonrada adı 'Konak' olan Tokatlıyan Oteli'ndeki Vagon-Li Acentası önüne gelmişlerdir. O gün İstiklâl Caddesi tamamen Üniversite gençliği ile dolmuş ve Beyoğlu'nda hayat felce uğramıştır!

Acente önünde konuşan gençlerden biri, 'Dilimize saygı gösterilmesini bilmeyenleri affetmeyecek ve onları saygılı hale getirmesini bileceğiz." Demiş, bir ara gençlerden bir kısmı acenteyi tamamen tahrip etmiş, bilahare Vagon-Li'nin Galata Acentesi önüne gidilmiş ve tahripten orası da nasibini almıştır.

Yüksek Tahsil Gençliği'nin Türkçe'nin muhafazası bahsinde gösterdiği bu hassasiyet, o günlerde yurt çapında alâka uyandırmış ve bu hâdiseden hemen sonra İstanbul'daki gayritürkler, vapur, tramvay v.s. gibi nakil vasıtalarıyla umumî yerlerde hep Türkçe konuşmak mecburiyetinde kalmışlardır.

Vagon-Li Hadisesi'nin ertesi günü yirmiye yakın genç yakalanmışsa da, bilahare serbest bırakılmışlardır."

Çünkü o devir Atatürk devridir…

Ya şimdi!!..

Yine geçtiğimiz günlerden bir örnek verelim.

Trajik ve ibret dolu bir örnek:

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Namık Tan, TED Ankara Koleji Vakfı Okulları'nın gelenek haline getirdiği sohbet toplantılarından birinde yaptığı konuşmada sık sık İngilizce kavram ve kelimeler kullanıyor.

Tan'ın bu haline bir öğrenci 1933'te Vagon-Li hadisesini içine sindiremeyen Türk gençleri gibi bir genç içerliyor ve itiraz ediyer :

"- Türkçe'nin bu kadar kirlendiği bir dönemde‚ Türkçe'yi kullanırken daha özenli olmamız gerekmez mi? "

Bu seviyeli ve ders yüklü soruya milletimizi dış âleme karşı savunmak durumunda olan Türk Dışişleri sözcüsünün verdiği cevaba bakınız:

" -Türkçe hususunda çok tutucu olmamak gerekir. Türkçe çok zengin bir dil değil. Kullandığımız kelimeler arasında Arapça‚ Farsça kelimeler de bulunuyor. Kendimizi küçük alanlara sıkıştırmamalıyız. Başka lisanlardan intikal eden kelimeleri de kullanmak gerekir."

Bir başka öğrenci dayanamayıp sorar:

" - Bir Türk olarak başka dillerin etkisinde kalarak kendimizi nasıl ifade edebiliriz?"

Dışişleri sözcüsü Namık Tan öğrencinin bu haklı, ilmî ve bu millî hassasiyet sinmiş sorusuna ise şu cevabı verir:

" - Önemli olan kendimizi nasıl ifade ettiğimiz değil‚ ne söylediğimizdir."

İşte bizim "Neredeeen nereye!" diye içimizi sızlatan, Türkçe'nin ve tabii Türk'ün, Türkiye'nin hali-pür melâli..



Yeniçağ Gazetesi yazarı Hasan Demir'in 11 Mayıs 2006 tarihli makalesidir. http://www.yenicaggazetesi.com.tr/yazidetay.asp?AuthorID=123&ArticleID=562 -
 



-------------
Başka dile benzemez annenin sesi
Anne kadar özeldir Eseslinin ESESi..


Gönderen: semihk
Gönderi tarihi: 16/Ağu/2007 saat 13:41
Türkçe'ye saygı için adını değiştirdi


Türkçe Olimpiyadı'na ev sahipliği yapacak olan Myshowland, Türkçe'ye saygı için, büyük bir fedakarlıkla artık markalaşan adını değiştirme kararı aldı. İşte Myshowland'ın yeni adı
08 Haziran 2006 07:42
Yazı boyutunu büyütmek için            
<> #haberImage { float: right; margin: 0 0 4px 8px; } #haberImage img { border: solid 1px #900; width: 272px; height: 204px; } #nealsak { border: solid 1px #990; width: 272px; height: 204px; background: url(http://image.haber7.com/ads/nealsak/market-bg.jpg) no-repeat; cursor: pointer; }
Türkçeye%20saygı%20için%20adını%20değiştirdi

Çevik Çelikyaman'ın haberi

Myshowland'in yeni adı İstanbul Gösteri ve Kongre Merkezi olacak.

Avrupa'nın en büyük, dünyanın ise ikinci büyük eğlence merkezi olan İstanbul'daki Myshowland ismini değiştirme kararı aldı. Merkezin sahibi Mustafa Özbay, Türkiye'nin dünyaya açılan eğlence kapısı olduklarını ve Türkçe'ye saygı için özellikle Türkçe isim seçtiklerini söyledi. Özbay yeni ismin ise İstanbul Gösteri ve Kongre Merkezi olacağını açıkladı.

4. Uluslararası Türkçe Olimpiyadı'nın 17 Haziran'daki ödül gecesinin kendi tesislerinde düzenlenecek olmasının da çalışmalarını hızlandırdığını dile getiren Özbay, 'Yabancı isme sahip bir merkezde Türkçe Olimpiyadı'na evsahipliği yapmak olmazdı. Dünya çocukları Türkçe için yarışırken biz de örnek olmasını gereken bu kararımızı açıklayacağız. Tabelalardan kağıtlara kadar tüm değişikliklerimiz tamamlanmak üzere' dedi.

En güzel Türkçe

Uluslararası Dil Öğretimi Derneği'nin Türkçe'yi dünyada hak ettiği konuma getirmek, daha yaygın bir biçimde kullanılmasını sağlamak için düzenlediği 4. Uluslararası Türkçe Olimpiyadı ise ABD'den Etiyopya'ya; Hollanda'dan Yemen'e kadar 84 ülkeden 400 öğrencinin katılımıyla yapılacak. Şiir, Şarkı, Sahne Oyunları, Kompozisyon, Sunum, Resim ve Hikaye dallarında gerçekleştirilecek yarışmada ayrıca Ali Şir Nevai Özel Ödülü'de verilecek. Olimpiyat Finali için hazırlanan davetiyelerin ise, 460 kelimelik bir Türkçe Sözlük'ten oluşması dikkat çekti.

her kesime örnek olması umuduyla....
lawash
derwish
charshamba
güsel
bekthas vs.....


-------------
Başkalarının kusurlarını görmeye başladığın an, kendi kusurların için aynanın karşısına geçmen gereken andır.


Gönderen: omerbihlar
Gönderi tarihi: 26/Ağu/2007 saat 05:05
 
Dilimize sahip çıkalım.


-------------
Rakibinle uğraşma, takımını destekle...
Ömer Bıhlar


Gönderen: semihk
Gönderi tarihi: 31/Ağu/2007 saat 06:44
Türkçe olmayan tabelalar indirildi
Mersin'in Tarsus İlçe Belediye Meclisi, Türkçeyi yabancı dillerin işgalinden kurtarmak amacıyla 7 Mayıs 2007 tarihinde belediye meclisinde alınan kararla, işyerlerine Türkçe isim verilmesini zorunlu hale getirdi.

Karara rağmen şu ana kadar Türkçe olmayan işyeri ismi taşıyan tabelalarını indirmeyenlere, zabıta ekipleri müdahalede bulunmaya başladı. Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, kararın ardından yabancı isim kullanan belediye sınırları içerisindeki işyerlerine, tabelalarını kaldırmaları için 3 aylık süre tanındığını hatırlattı. Kocamaz, tebligatı uygulamayan işyerlerine ise zabıta ekiplerinin müdahale ederek, tabelalarını indirdiğini ifade etti. Kocamaz, Türkçenin korunması ve yaşatılmasının herkesin vatandaşlık görevi olduğunu belirtti. Tarsus, aa

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=581883 - http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=581883


-------------
Başkalarının kusurlarını görmeye başladığın an, kendi kusurların için aynanın karşısına geçmen gereken andır.


Gönderen: matt
Gönderi tarihi: 31/Ağu/2007 saat 08:02
Sevgili semihk;
Haberleri -gazete sayfasinda gozuktugu gibi degil de- ozetleyerek yazarsan memnun oluruz. Turkceye gosterdigimiz saygiyi, forumumuza ve forum kullanicilarina da gosterelim.
Mete


Gönderen: serkan_esk
Gönderi tarihi: 31/Ağu/2007 saat 15:29
Beşiktaşı da Tebrik Etmek Lazım Sosyal Konularda İyiler Gerçekten BJK store olan mağaza ismini kartal yuvası olarak değiştirdiler



TDK 'dan Beşiktaş'a anlamlı ödül

TDK (Türk Dil Kurumu) Beşiktaş Kulübünün lisanslı ürünlerini sattığı BJK Store ismini Kartal Yuvası olarak değiştirmesinden dolayı Beşiktaş'ı ödüllendirdi.

TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, Beşiktaş'ın ödülünü Başkan Yıldırım Demirören'e Akaretler'deki kulüp binasında gerçekleştirilen törenle teslim etti.

Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın'ın yaptığı konuşmada, son yıllarda iş yeri ve kurumların yabancı isimleri kullanmasının Türkçenin bir sorunu olduğunu söyledi.
Akalın, Türkçe'deki yabancılaşmanın büyük şehirlerde başladığını ve Anadolu kentlerine yayıldığını belirterek, ''İnsanlar yürürken, yabancı isimleri görünce 'Türkiye'de miyim' diye sorar hale geldi. Belediyeler ve iş yerleri Türkçe isimleri kullanmaya başladı'' dedi.Ayrıca Beşiktaş Yöneticileride onur ödülü aldılar.Akalın Beşiktaş kulübünün diğer kulüplerede örnek olması gerektiğini belirtti.




-------------
HATALI
YAZIYORSAM
LÜTFEN ÖZEL
MESAJ ATIN


http://www.eskisehirspor.com/forum/pm_new_message_form.asp?name=serkan%5Fesk - Özel Mesaj Atmak İçin


Gönderen: ermanka26
Gönderi tarihi: 05/Eyl/2007 saat 15:33
Forumda Türkçe'yi düzgün konuşmayanların bir konu açılarak belli edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

-------------
Adım+Soyadımın ilk 2 harfi+26=Nickim


Gönderen: delibasozi
Gönderi tarihi: 06/Eyl/2007 saat 03:38
Konfüçyüs'e sordular: "Bir ülkeyi yönetmeye çağrılsaydınız yapacağınız ilk iş ne olurdu?" Büyük düşünür, şöyle cevap verdi: "Hiç kuşkusuz, dili gözden geçirmekle işe başlardım. Şöyle ki: Dil kusurlu olursa, sözcükler düşünceyi iyi anlatamaz. Düşünce iyi anlatılmazsa, yapılması gereken ödevler doğru yapılamaz. Ödevler gereği gibi yapılmazsa, töre ve kültür bozulur. Töre ve kültür bozulursa, adalet yanlış yola sapar. Adalet yoldan çıkarsa, şaşkınlık içine düşen halk, ne yapacağını, işin nereye varacağını bilmez. İşte bunun içindir ki dil, çok önemlidir!"

Aynı şekilde, bir ülkeyi ele geçirmeye nereden başlarsınız sorusuna, büyük düşünürün yanıtı nettir: "Dilini yozlaştırmaktan başlarım"

Ulu Öncer Atatürk'ün gözünde de dil konusu çok hassastır ve büyük önem arz eder: "Türk milletinin özü kültürdür, kültürün temeli de dildir!"


-------------
Başka dile benzemez annenin sesi
Anne kadar özeldir Eseslinin ESESi..


Gönderen: ermanka26
Gönderi tarihi: 06/Eyl/2007 saat 23:04
Çok geç olmadan Türkçe'ye sahip çıkılmalı.

-------------
Adım+Soyadımın ilk 2 harfi+26=Nickim


Gönderen: huso_26
Gönderi tarihi: 06/Eyl/2007 saat 23:09
Velilere “Türkçe” uyarısı
(3.9.2007)
İl Milli Eğitim Müdürü Ertuğrul Dindar, öğrencilerin okul çantaları, kıyafet ve yakalıklarında yabancı kelimeler olmaması yönünde velilere uyarı yaparak, “Tüm okullara yazı gönderdik. Öğrencinin elbisesinde çantasında yabancı isimler yerine Türkçe kelimeler olsun. Türk Bayrağı olsun” dedi.
 
Dindar, 2007-2008 eğitim öğretim yılı öncesi velilere Türkçe konusunda bazı uyarılarda bulundu. Dindar, “Türkçe dejenere olmuş durumda. Öğrencinin elbisesinde çantasında yabancı isimler yerine Türkçe kelimeler olsun. Türk Bayrağı olsun. Türkçemiz, örfümüz, adetimiz çok geride kalıyor. Bu şekilde öğrencilere de uyarılar yapılacak” diye konuştu.
Dindar, “Öğrenci yakalarında yabancı kelimeler olduğunu gördük. Artık Türk’ün öz kültüründen farklı bu İngilizce kelimelerin öğrencilerin kılık, kıyafetlerinde, yakalıklarında, çantalarında yabancı yazılar olsun istemiyoruz. Bu konuda okul müdürlüklerine yazılar yazdık. Veliler duyarlı davransınlar. Öğrenci yakalıklarında Türk bayrağı yada bir Atatürk resmi olabilir. İngilizce, Almanca bir kelime olmasını tasvip etmiyoruz. Öğrenci eğer İngilizce öğrenecekse derste öğrenecek. Kültürümüzü yaşatmak istiyoruz. Bu tür kıyafetlerle çocukların okula gelmemesi yönünde uyarılar yapılacak” dedi.
Dindar, “Bu dönem okulların açılacağı bir dönem. Bir sürü adı okunmayan iş yerleri var. Bununla ilgili zaten bazı belediyeler savaş açmıştı. Artık kendi benliğimize dönülen bir uygulama olsun istiyoruz. Veliler ve öğrencilerimiz Türkçe’mizin korunmasında duyarlı olmalılar” diye konuştu.


-------------


Gönderen: semihk
Gönderi tarihi: 06/Eyl/2007 saat 23:57
Alıntı yapılan matt

Sevgili semihk;
Haberleri -gazete sayfasinda gozuktugu gibi degil de- ozetleyerek yazarsan memnun oluruz. Turkceye gosterdigimiz saygiyi, forumumuza ve forum kullanicilarina da gosterelim.
Mete
haberi tam olarak aktardığımızda siz kısaltılmasını talep ediyorsunuz, fakat
haberi özetleyerek aktardığımızda da haberin tamamını neden yazmadığımız soruluyor.
her kafadan farklı bir ses çıkıyor sizin anlayacağınız....


-------------
Başkalarının kusurlarını görmeye başladığın an, kendi kusurların için aynanın karşısına geçmen gereken andır.


Gönderen: matt
Gönderi tarihi: 07/Eki/2007 saat 05:25
Alıntı yapılan semihk

Alıntı yapılan matt

Sevgili semihk;
Haberleri -gazete sayfasinda gozuktugu gibi degil de- ozetleyerek yazarsan memnun oluruz. Turkceye gosterdigimiz saygiyi, forumumuza ve forum kullanicilarina da gosterelim.
Mete
haberi tam olarak aktardığımızda siz kısaltılmasını talep ediyorsunuz, fakat
haberi özetleyerek aktardığımızda da haberin tamamını neden yazmadığımız soruluyor.
her kafadan farklı bir ses çıkıyor sizin anlayacağınız....
O halde sen aklina en cok yatan sese kulak ver Smile
Mete


Gönderen: matt
Gönderi tarihi: 07/Eki/2007 saat 05:27
Bugun sitemizin anasayfasinda yeralan bir haber:
Gectigimiz günlerde 222 Doors Kebapta verilen iftar yemegi sonrasi Idari Menajer Özgül Tulun nezaretinde Kizilcikli Caddesinde bulunan Mami Day's Pastanesinde bir araya gelen Zafer, Serkan, Coskun, Ersin ve Fatih aileleri ile birlikte çay ve pasta keyfi yaparak moral topladi.
**
Eskisehirli esnaflarin isyerlerine Turkce isim verme konusunda daha duyarli olmalari dilegiyle...
Mete


Gönderen: delibasozi
Gönderi tarihi: 22/Eki/2007 saat 22:17
GÜN, MİLLET OLARAK SİVİL BİR TEPKİ GÖSTERME GÜNÜDÜR!

Lanet terör örgütü PKK'nın elindeki Amerikan silahlarından çıkan mermiler, her gün Mehmetlerimizi şehit ediyor, bize kan ağlatıyor.

Aynı müttefik(!) Temsilciler Kurulunda Ermeni iddialarını geçirerek ülkemizi "katil ve soykırımcı" göstermiştir..

Zamanında başımıza çuval geçiren bu müttefikimiz(!) şimdi de sınır ötesi operasyonumuzu engellemeye çalışmakta.

Bizse Türk milleti olarak ne yapıyoruz buna karşı??

-Çarşılarımızdaki dükkanlara, mağazalara, alışveriş merkezlerine, kafelere(!) vb. hepsine onların dilinden isimler veriyoruz.

-Kendi ülkemizde böyle bir müttefikinin dilinde öğretim veren okullar açılmasına izin veriyor hatta devlet tarafından böyle okulların açılmasını teşvik edilmesini izliyoruz. Böylece, sadece sınır karakollarındaki Mehmetçiklere değil, okul sıralarındaki Mehmetçiklere de Amerikan silahlarından çıkan mermiler giriyor anlamsız bir şekilde..

Ama artık yeter! Gün PKK'yı yeryüzünden, destekçisi ABD'nin dilini ve sahte kültürünü, bizim dilimiz ve kültürümüzden defetme günüdür!

Kendi dilimize, bizi sırtımızdan vurmayı adet bellemiş müttefikimizin dili karşısında sahip çıkma günüdür! Okullarımızda kendi dilimiz ile öğrenim görme günüdür!

Dışarıda gezintiye çıktığımızda sokaklardaki yazılarda PKK’nın askerlerimize sıktığı mermilerden izler görmekten vazgeçme günüdür! Gün millet olarak PKK destekçilerine sivil tepkiyi gösterme günüdür.

Bu tepkinizi hayatınızın her anında gösterin. Okulunuzda, işyerinizde, alışveriş yaptığınız yabancı isimli dükkanlarda, mağazalarda, HER YERDE…  VE YÜKSEK SESLE. Çünkü bu milletin şehitleri sadece bu vatanın bölünmezliği için değil, bu bayrağın dokunulmazlığı için de canını siper etmiş bulunmaktadır. Ve unutmayın ki, TÜRKÇE, MANEVİ VATANIMIZ, SES BAYRAĞIMIZDIR!!

Siz öncelikle tepkinizi gösterin; bu yazıyı başkalarına iletip iletmemek de yine sizlere kalmış…



-------------
Başka dile benzemez annenin sesi
Anne kadar özeldir Eseslinin ESESi..


Gönderen: SUATESES
Gönderi tarihi: 16/Kas/2007 saat 21:49
Türkçe işyeri isimleri ile ilgili Engin Bayrının yazısını aşağıya kopyalıyorum. Duyarlılığından dolayı Odunpazarı Belediye Başkanına teşekkür ediyorum ve diğer belediyelerin de bu konuda birşeyler yapmasını bekliyorum. Türkçemize sahip çıkalım.
 
ODUNPAZARI ve TÜRKÇE İŞYERİ İSİMLERİ
 
Odunpazarı Belediyesi marka ve yabancı firmaların isimleri dışında, yabancı kökenli ad sahibi olanlara ruhsat vermiyor. Bu Türkçemizin korunması adına doğru bir davranış. Ne var ki; Belediyeler arasında da çelişki var. Yabancı isimli işyerlerine Odunpazarı ruhsat vermiyor, Tepebaşı veriyor. Halbuki Büyükşehir Belediyesi'nin de yıllar önce aldığı bir karar var bu konuda. Kimi bağlıyor, kimi bağlamıyor bilmiyorum. Ama; bir uygulama varsa, kentin doğusunda başka, batısında başka olmamalı. Herkese uygulanmalı. Eskişehir kendine yabancılaştırılmamalı. Odunpazarı Belediye Başkanı Burhan Sakallı son 10 ayda ismi Türkçe olan 971 işyerine ruhsat vermiş. İsmi yabancı olanlara ruhsat vermemiş.
 
Yani Türkçemize hak ettiği değeri vererek örnek oluşturmuş.
 
http://www.sakaryagazetesi.com.tr/yazi.asp?id=5573&yazar=2 - http://www.sakaryagazetesi.com.tr/yazi.asp?id=5573&yazar=2


-------------
Körfezin Kırmızı Şimşekleri


Gönderen: şimşek65
Gönderi tarihi: 16/Kas/2007 saat 23:41
Türkçemize sahip çıkmak çok önemli tabi.tamam forum ortamında mesaj yazarken yazım kurallarını zaman zaman ihlal edip derdimizi en çabuk ve en kısa şekilde anlatabilmek için örneğin benim yaptığım gibi noktalardan sonra büyük harf kullanmamak gibi özel isimlere büyük harfle başlamamak gibi yazım kurallarını çiğnediğimiz oluyor.zaman zaman yabancı sözcükleri öztürkçeye değişme hataları yapabiliyoruz ama yazılarda güzelim V harfi yerine özenti W harfini görünce elimde değil deliriyorum ya.lütfen W değil V,V,V ne olur ya....


Gönderen: UFUKESES
Gönderi tarihi: 17/Kas/2007 saat 00:35
Alıntı yapılan SUATESES

Türkçe işyeri isimleri ile ilgili Engin Bayrının yazısını aşağıya kopyalıyorum. Duyarlılığından dolayı Odunpazarı Belediye Başkanına teşekkür ediyorum ve diğer belediyelerin de bu konuda birşeyler yapmasını bekliyorum. Türkçemize sahip çıkalım.
 
ODUNPAZARI ve TÜRKÇE İŞYERİ İSİMLERİ
 
Odunpazarı Belediyesi marka ve yabancı firmaların isimleri dışında, yabancı kökenli ad sahibi olanlara ruhsat vermiyor. Bu Türkçemizin korunması adına doğru bir davranış. Ne var ki; Belediyeler arasında da çelişki var. Yabancı isimli işyerlerine Odunpazarı ruhsat vermiyor, Tepebaşı veriyor. Halbuki Büyükşehir Belediyesi'nin de yıllar önce aldığı bir karar var bu konuda. Kimi bağlıyor, kimi bağlamıyor bilmiyorum. Ama; bir uygulama varsa, kentin doğusunda başka, batısında başka olmamalı. Herkese uygulanmalı. Eskişehir kendine yabancılaştırılmamalı. Odunpazarı Belediye Başkanı Burhan Sakallı son 10 ayda ismi Türkçe olan 971 işyerine ruhsat vermiş. İsmi yabancı olanlara ruhsat vermemiş.
 
Yani Türkçemize hak ettiği değeri vererek örnek oluşturmuş.
 
http://www.sakaryagazetesi.com.tr/yazi.asp?id=5573&yazar=2 - http://www.sakaryagazetesi.com.tr/yazi.asp?id=5573&yazar=2

Odunpazarı Belediyesi'ne dilimize sahip çıktığı için teşekkürler.



-------------
Gözlerde yaş yoksa ruh gökkuşağına sahip olamaz.
Ağlaya ağlaya aşık oldum ESES'im.
KKŞ


Gönderen: delibasozi
Gönderi tarihi: 20/Kas/2007 saat 13:51
Alıntı yapılan SUATESES

Türkçe işyeri isimleri ile ilgili Engin Bayrının yazısını aşağıya kopyalıyorum. Duyarlılığından dolayı Odunpazarı Belediye Başkanına teşekkür ediyorum ve diğer belediyelerin de bu konuda birşeyler yapmasını bekliyorum. Türkçemize sahip çıkalım.
 
ODUNPAZARI ve TÜRKÇE İŞYERİ İSİMLERİ
 
Odunpazarı Belediyesi marka ve yabancı firmaların isimleri dışında, yabancı kökenli ad sahibi olanlara ruhsat vermiyor. Bu Türkçemizin korunması adına doğru bir davranış. Ne var ki; Belediyeler arasında da çelişki var. Yabancı isimli işyerlerine Odunpazarı ruhsat vermiyor, Tepebaşı veriyor. Halbuki Büyükşehir Belediyesi'nin de yıllar önce aldığı bir karar var bu konuda. Kimi bağlıyor, kimi bağlamıyor bilmiyorum. Ama; bir uygulama varsa, kentin doğusunda başka, batısında başka olmamalı. Herkese uygulanmalı. Eskişehir kendine yabancılaştırılmamalı. Odunpazarı Belediye Başkanı Burhan Sakallı son 10 ayda ismi Türkçe olan 971 işyerine ruhsat vermiş. İsmi yabancı olanlara ruhsat vermemiş.
 
Yani Türkçemize hak ettiği değeri vererek örnek oluşturmuş.
 
http://www.sakaryagazetesi.com.tr/yazi.asp?id=5573&yazar=2 - http://www.sakaryagazetesi.com.tr/yazi.asp?id=5573&yazar=2


Oh sonunda uygulanmaya başlamış. Tüm belediyelerimizde var bu karar, yıllar önce alınmış. Hatta bu kararın ilk olarak alındığı illerin başında geliyor Eskişehir. Ancak yıllardan beri kararın dışında bir yaptırım görememiştik. Belediyelere bu konunun mecliste görüşülüp geçilmesi için dilekçe de veremiyorduk çünkü karar zaten vardı. Elimiz kolumuz bağlıydı. Hatta Odunpazarı belediyesi tabelaların tümden Türkçe olması, değişmesi için aldığı yaptırımda tanıdığı 10 günlük kısa süre kararı ile oldukça fazla tepki toplamıştı.

Gelin görün ki onun yerine bu şekilde bi yaptırım uygulanması da çok harika. Umarım yabancı isimli işyerlerine ruhsat verilmemesi sadece Odunpazarı Belediye'sine bağlı yerlerle kalmaz, kalmamalı. Tüm Eskişehir'e faydalı olacak ve diğer belediyelere de örnek teşkil edecek bir duruş.


-------------
Başka dile benzemez annenin sesi
Anne kadar özeldir Eseslinin ESESi..


Gönderen: semihk
Gönderi tarihi: 14/Ara/2007 saat 19:46

Dünya dillerine 12 bin kelime verdik

Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, dünya dillerinde 12 bin Türkçe sözcüğün kullanıldığını söyledi.
Dünyanın kullanmaya başladığı son iki kelime ise 'dolmuş' ve 'döner'. Akdeniz Üniversitesi, Edebiyat Topluluğu'nun davetlisi olarak Antalya'ya gelen TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, Beykent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Günay Karağaç'ın 3 yıl süren çalışması sonucunda Türkçenin dünya dillerine verdiği bütün sözcüklerin çıkarıldığını söyledi.
Akalın, "Söz varlığına baktığımızda Türklerin bilimde, kültürde, uygarlıkta üretken olduğu dönemlerde çok fazla sayıda sözcüğün geçtiğini görüyoruz. En fazla sözcük 9 binle Sırpçada yer alıyor. Bu sözcükler, ne yazık ki bir bakıma bilimde, kültürde, uygarlıkta geldiğimiz noktayı göstermesi açısından da önemli." dedi. Çincede 300, Farsçada 3 bin, Arapçada 2 bin, Rusçada 2 bin 500, Ermenicede 4 bin 260, Ukraynacada 800, Macarcada 2 bin, Rumencede 3 bin, Bulgarcada 3 bin 500, Sırpçada 9 bin, Çekçede 248, İtalyancada 146, Arnavutçada 3 bin, Yunancada 3 bin, İngilizceda 470, Almancada 166 Türkçede kelime kullanılıyor.
 
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=624027 - http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=624027


-------------
Başkalarının kusurlarını görmeye başladığın an, kendi kusurların için aynanın karşısına geçmen gereken andır.


Gönderen: Neden
Gönderi tarihi: 05/Oca/2008 saat 22:39
ATATÜRK VE TÜRKÇE
"Türk demek Türkçe demektir.
Ne mutlu Türk'üm diyene"


"Türk demek, dil demektir. Milliyetin en bariz vasıflarından biri dildir. Türk herşeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır."


"Türk milletinin dili Türkçe'dir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır. Bizde Türk dili, Türk milleti için mukaddes bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği nihayetsiz hadiseler içinde ahlakının, ananelerinin, hatıralarının, menfaatlerinin velhasıl bugün kendi milliyetini yapan herşeyin dili sayesinde muhafaza olunduğunu görüyor.
Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir."


"Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli olması,milli hissin gelişmesinde başlıca müessirdir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkelerinin yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdır."


"Milli eğitimin ne olduğunu bilmekte hiçbir tereddüt kalmamalıdır.Bizde milli eğitim esas olduktan sonraonun lisanını, usulünü, vasıtalarını da milli yapmak zarureti münakaşa edilemez."


"Türkçe konuşmayan bir insan Türk topluluğuna bağlılığını iddia ederse,
buna inanmak doğru olmaz."


"Kat'i olarak bilinmelidir ki, Türk milletinin milli dili ve milli benliği bütün hayatında hakim ve esas olacaktır."


"Batı dillerinden hiçbirinden aşağı olmamak üzere, onlardaki kavramları anlatacak keskinliği, açıklığı haiz Türk bilim dili terimleri tespit edilecektir."


"Türlü bilimlere ait Türkçe terimler tespit edilmiş,bu suretle dilimiz yabancı dillerin tesirinden kurtulma yolunda esaslı adımını atmıştır.Bu yıl okullarımızda tedrisatın Türkçe terimlerle yazılmış kitaplarda başlamış olmasını kültür hayatımız için mühim bir hadise olarak kaydetmek isterim."


"Bakınız arkadaşlar,ben belki çok yaşamam.Fakat siz ölene dek Türk gençliğimi yetiştirecek ve Türkçe'nin bir kültür dili olarak gelişmeye devamı yolunda çalışacaksınız. Çünkü Türkiye ve Türklük, uygarlığa ancak bu yolla kavuşabilir."

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


-------------
Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!


Gönderen: EsEsliyim
Gönderi tarihi: 14/Oca/2008 saat 10:27
Bundan Böyle...
 
eskisehirspor.com'un farkını ve seviyesini daha da arttırmak, forumu okuyan herkese örnek olmak ve Türkçe'mizin gelişmesine yardımcı olmak için;
 
Forumda Türkçe kurallarına uymayanların, Türkçe'ye ait olmayan harfler kullananların (w,q,x v.s. gibi)
 
Dil bilgisi kurallarına uymayanların msn, chat v.s. ortamlarda kullanılan gereksiz kelime kısaltmaları, harf eksiltmeleri kullananları;
 
Mesajlarda argo tabir edilen kelimeler kullananların;
 
Mesajları silinecek ve bu tarz mesajları yazmakta ısrar edenlerin üyeliklerine son verilecektir..
 
Türkçe'yi doğru kullanmak hepimizin görevidir ve bu forumun yöneticileri olarak bunu sonuna kadar denetleyecek ve dilimizin bozulmasına karşı her türlü önlemi alacağız...
 
Mesajlarını bu tarz yazan arkadaşlarımız içinde bu oldukça faydalı ve yararlı olacak onlarda mesaj şekillerini değiştireceklerdir...


-------------
Eskişehirspor Bir Yaşam Biçimidir.


Gönderen: delibasozi
Gönderi tarihi: 14/Oca/2008 saat 10:50
Alıntı yapılan EsEsliyim

Bundan Böyle...
 
eskisehirspor.com'un farkını ve seviyesini daha da arttırmak, forumu okuyan herkese örnek olmak ve Türkçe'mizin gelişmesine yardımcı olmak için;
 
Forumda Türkçe kurallarına uymayanların, Türkçe'ye ait olmayan harfler kullananların (w,q,x v.s. gibi)
 
Dil bilgisi kurallarına uymayanların msn, chat v.s. ortamlarda kullanılan gereksiz kelime kısaltmaları, harf eksiltmeleri kullananları;
 
Mesajlarda argo tabir edilen kelimeler kullananların;
 
Mesajları silinecek ve bu tarz mesajları yazmakta ısrar edenlerin üyeliklerine son verilecektir..
 
Türkçe'yi doğru kullanmak hepimizin görevidir ve bu forumun yöneticileri olarak bunu sonuna kadar denetleyecek ve dilimizin bozulmasına karşı her türlü önlemi alacağız...
 
Mesajlarını bu tarz yazan arkadaşlarımız içinde bu oldukça faydalı ve yararlı olacak onlarda mesaj şekillerini değiştireceklerdir...


ClapClapClap

Sanal ortamda da olsa dilimiz bizim dilimiz. Bu konuda gösterdiğiniz hassasiyet için size binlerce kez minnettarım. Zaten sevdiğim bu forumu, daha da çok seviyor olacağım.

Clap

-------------
Başka dile benzemez annenin sesi
Anne kadar özeldir Eseslinin ESESi..


Gönderen: kitapcıES
Gönderi tarihi: 14/Oca/2008 saat 10:52
Alınan bu karardan dolayı forum yönetimini kutluyor ve teşekkür ediyorum...

-------------
"YA BİR YOL BULACAĞIZ YA DA BİR YOL AÇACAĞIZ" HANNIBAL


Gönderen: tcyx
Gönderi tarihi: 14/Oca/2008 saat 11:05
Alıntı yapılan EsEsliyim

Bundan Böyle...
 
eskisehirspor.com'un farkını ve seviyesini daha da arttırmak, forumu okuyan herkese örnek olmak ve Türkçe'mizin gelişmesine yardımcı olmak için;
 
Forumda Türkçe kurallarına uymayanların, Türkçe'ye ait olmayan harfler kullananların (w,q,x v.s. gibi)
 
Dil bilgisi kurallarına uymayanların msn, chat v.s. ortamlarda kullanılan gereksiz kelime kısaltmaları, harf eksiltmeleri kullananları;
 
Mesajlarda argo tabir edilen kelimeler kullananların;
 
Mesajları silinecek ve bu tarz mesajları yazmakta ısrar edenlerin üyeliklerine son verilecektir..
 
Türkçe'yi doğru kullanmak hepimizin görevidir ve bu forumun yöneticileri olarak bunu sonuna kadar denetleyecek ve dilimizin bozulmasına karşı her türlü önlemi alacağız...
 
Mesajlarını bu tarz yazan arkadaşlarımız içinde bu oldukça faydalı ve yararlı olacak onlarda mesaj şekillerini değiştireceklerdir...


ClapClap



Clap

-------------
Fatih Çavdar


Gönderen: UFUKESES
Gönderi tarihi: 14/Oca/2008 saat 11:12
En üstteki yazı dikkatle okunmalıdır,herkes Ata'mızın bu sözlerinin anlamının farkına varmalıdır.
Forum yönetiminide aldığı karardar dolayı kutluyorum,umarım uygulanabilir ve forumumuzla daha çok gurur duyarız.
Clap


-------------
Gözlerde yaş yoksa ruh gökkuşağına sahip olamaz.
Ağlaya ağlaya aşık oldum ESES'im.
KKŞ


Gönderen: ashanye
Gönderi tarihi: 14/Oca/2008 saat 11:37
ClapClapClap
Biz Eskişehirliyiz işte farkımız.

-------------
Babadan kalan en büyük miras ESES sevgisi.


Gönderen: Neden
Gönderi tarihi: 15/Oca/2008 saat 00:21
"Türkçe konuşmayan bir insan Türk topluluğuna bağlılığını iddia ederse,
buna inanmak doğru olmaz."


Sözün Bittiği Yer Burasıdır


-------------
Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!


Gönderen: Neden
Gönderi tarihi: 15/Oca/2008 saat 00:52


-------------
Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!


Gönderen: i.demir
Gönderi tarihi: 15/Oca/2008 saat 09:07
   
    Böyle önemli ve hassas bir konunun foruma eklenmesi çok güzel bir gelişme...
    Ancak pek çok arkaşımızın yazılarında; soru eklerinin yazımı (kendinden önce gelen kelimelerden ayrı yazılır), 'de/da'  bağlacı (kendinden önce gelen kelimeden ayrı yazılır) ile '-de/-da' ekinin kullanımı (kendinden önce gelen kelimeye bitişik yazılır) ve 'ki' bağlacı (kendinden önce gelen kelimeden ayrı yazılır) ile '-ki' ekinin kullanımı (kendinden önce gelen kelimeye bitişik yazılır) konusunda hata yapmaları Türkçeyi sevenleri üzmektedir. Türkçeye sahip çıkmak, aynı zamanda onun 'yazım kurallarına' da sahip çıkmayı gerektirir. Lütfen biraz daha dikkatli ve özenli olmaya çalışalım. 


Gönderen: balci
Gönderi tarihi: 15/Oca/2008 saat 09:40
Alıntı yapılan EsEsliyim

 
Forumda Türkçe kurallarına uymayanların, Türkçe'ye ait olmayan harfler kullananların (w,q,x v.s. gibi)
 
 
Peki kullanıcı adı Türkçe olmayan ya da Türkçe dışı karakterler içerenler için bir yaptırımınız olacak mı?
 
 


-------------
Kerem Balcı / ankaraESES


Gönderen: EsEsliyim
Gönderi tarihi: 15/Oca/2008 saat 09:45
Kerem Bey
 
O konuda şu anda herhangi bir şey yapmak oldukça zor. Çünkü kullanıcı adlarını değiştiremiyoruz çünkü değişiklik yapılan isimleri almış üyelerde bulunabiliyor..
 
Ancak isteyen olursa bu tarz isimleri kullanmak istemeyenler yeni ismle üyelik alıp mesajlarını o şekilde yazmaya başlayabilir...
 
Burada amaç isimler değil buradaki amaç yazılan mesajların yani üyelerin elinden çıkan  mesajların Türkçe'ye uygun olması ve tüm forumun mesajlarında buna dikkat etmesi ve bugüne kadar uyarılmamış veya dilimiz bu şekilde kullanılmaz denmemiş üyelerinde bunu bir eğitim olarak görmeleri ve yazım şekillerini değiştirmeleri...


-------------
Eskişehirspor Bir Yaşam Biçimidir.


Gönderen: balci
Gönderi tarihi: 15/Oca/2008 saat 09:55
Alıntı yapılan EsEsliyim

Kerem Bey
 
O konuda şu anda herhangi bir şey yapmak oldukça zor. Çünkü kullanıcı adlarını değiştiremiyoruz çünkü değişiklik yapılan isimleri almış üyelerde bulunabiliyor..
 
Ancak isteyen olursa bu tarz isimleri kullanmak istemeyenler yeni ismle üyelik alıp mesajlarını o şekilde yazmaya başlayabilir...
 
Burada amaç isimler değil buradaki amaç yazılan mesajların yani üyelerin elinden çıkan  mesajların Türkçe'ye uygun olması ve tüm forumun mesajlarında buna dikkat etmesi ve bugüne kadar uyarılmamış veya dilimiz bu şekilde kullanılmaz denmemiş üyelerinde bunu bir eğitim olarak görmeleri ve yazım şekillerini değiştirmeleri...
Cevap için teşekkürler..


-------------
Kerem Balcı / ankaraESES


Gönderen: semihk
Gönderi tarihi: 18/Oca/2008 saat 21:53
Alıntı yapılan EsEsliyim

Bundan Böyle...
 
eskisehirspor.com'un farkını ve seviyesini daha da arttırmak, forumu okuyan herkese örnek olmak ve Türkçe'mizin gelişmesine yardımcı olmak için;
 
Forumda Türkçe kurallarına uymayanların, Türkçe'ye ait olmayan harfler kullananların (w,q,x v.s. gibi)
 
Dil bilgisi kurallarına uymayanların msn, chat v.s. ortamlarda kullanılan gereksiz kelime kısaltmaları, harf eksiltmeleri kullananları;
 
Mesajlarda argo tabir edilen kelimeler kullananların;
 
Mesajları silinecek ve bu tarz mesajları yazmakta ısrar edenlerin üyeliklerine son verilecektir..
 
Türkçe'yi doğru kullanmak hepimizin görevidir ve bu forumun yöneticileri olarak bunu sonuna kadar denetleyecek ve dilimizin bozulmasına karşı her türlü önlemi alacağız...
 
Mesajlarını bu tarz yazan arkadaşlarımız içinde bu oldukça faydalı ve yararlı olacak onlarda mesaj şekillerini değiştireceklerdir...
 
hızla kirlenen dilimizin bu kirlilikten kurtulabilmesi için herkesin bir parça işin ucundan tutması gerekiyor. çok güzel bir karar alınmış. tebrik ediyoruz.
 
 
Türk milletindenim diyenler; mutlaka Türkçe konuşmalıdırlar
 
M. K .Atatürk


-------------
Başkalarının kusurlarını görmeye başladığın an, kendi kusurların için aynanın karşısına geçmen gereken andır.


Gönderen: Nowhere
Gönderi tarihi: 30/Oca/2008 saat 04:09
Lisan ogrenmek ayip degil de o ogrenilen lisanlari birbirine karisitirip gosteris yapma  takntisindan kaynaklaniyor bence hersey. Birazda yabanci dille egitim yapan bir universiteden  mezun oldugum icin belki de, cok asiri tepkiler veriyorum turkcenin katledilmesine.. Cok insan gordum, birseyi anlatirken  biraz turkce biraz ingilizce devam eden, araya ingilizce kelimeler katan.. Ya da yurtdisindan donuslerinde hep dili corba yapan insanlarla muhatap olmak durumunda kaldim.Herseyi gectim istanbulda ogretmenlik yaptigim siniflarda ogrencilerin defterlerine normal  "V" harfi yerine W harfini kullanarak not aldiklarina sahit oldum.Turkce bozuluyor arkadaslar, birsuru yeni kelime giriyor surekli. Bati ozentisi oldugumuzdan midir, ya da sahip oldugumuz  kulturumuzu  hor gordugumuzden midir bilinmez bize yabanci olan hersey el ustunde tutulurken sahip oldugumuz, bizi biz yapan degerler asagilaniyor, yok ediliyor. Ogrenmek bu devirde sart oldu ogrenelim ama birsey ingilizceyse bastan sona ingilizce olsun, turkceyse bastan sona turkce olsun,  eger ayirt edemeyeceksek ogrendiklerimizi, birakalim hic ogrenmeyelim ozaman. Elimizdekinden de olmayalim.. Bize bu konuda bilincli gencler gerek..
Bir animi anlatayim  yeri gelmisken,
Bogazici Unv. matematik  bolumu hocasi sayin Haluk Oral hocam derslerinde turkce konusulmasina  izin  verirdi.Ogrenciler soyle sorular sorarlardi..
 Hocam ordaki laynin derivativi maynis 3 olursa ekueysin bilmem ne olur..
Yari ingilizce yari turkce bu dile beraber ders calistigimiz gruplarda da maruz kalirdim.
Kendi kendime kuplere biner ama caresiz kalirdim.
Hoca bir keresinde siniftan atti oyle soru soranlari. Ya tamamen turkce, ya tamamen ingilizce dedi. Kendisi edebiyatla, siirlerle  de ilgilenirdi. Elinden opesim geldi o an.. Yemin ediyorum okudum ama bazen kendi kendime kampuste iki kisinin konusmasina  kulak verdigimde normal bir insanin bu gerzeklerin konusmasindan hicbirsey anlamayacagina kanaat getirirdim. Yanlis yerde oldugumu dusundum hep.  Sinif ortami ve yabancilarla iletisim kurmak haricinde turklerle hep turkce konustum, cogu kaliplasmis ifadeyi turkcelestirerek. Saf turkce konustum. Ben bu okuldan kaynaklaniyor bunlar saniyordum. Simdi turkce egitim veren liselerde gorev alinca durumu kavradim.Ozellikle genc kizlarimiz bambaska bir lisan turetmisler kendi aralarinda. 27 yasinda olmama ragmen kendimi bir dinazor gibi hissetmemi sagliyorlar her defasinda. Acaba diyorum bunlar istanbul da oldugum icin mi boyle, anadolu da bir kente gitsem devlet okulunda durum boyle olmayacak mi diyorum?
Bu ozenti devam ettigi surece daha kotu gunler bekliyor bizi. Birseyler yapilmali bu konuda. Ilkokullara ingilizce koyan zihniyet, kelimeleri ait olduklari dillerde kulllanmanin onemini, yada turkceyi korumanin onemini anlatan bir ders eklemeli ilkokullara diye dusunuyorum.
Bu cocuklar elaleme benzemeyi marifet saymamali artik.

Ve birde televizyonlarda Turkceyi yanlis kullanan, yetersiz olan insanlar yer almamali.. RTUK gerekirse sinav yapmali butun TV calisanlarina. Dizilere, programlara bir ceki duzen vermeli..


-------------


Gönderen: Neden
Gönderi tarihi: 01/Şub/2008 saat 12:21
Türk Dil Kurumu'nun, yabancı dillere geçen sözcüklerden oluşturduğu sözlükte yaklaşık 8 bin 500 madde bulunacak. Türnkçe bugün kadar yabancı dillere bakın kaç sözcük verdi?



Oğuz'un haberi
Türk Dil Kurumu, Türkçeden diğer dillere geçen sözcükleri "Türkçe Verintiler Sözlüğü" adıyla bir araya getirerek yayımlamaya hazırlanıyor. Beykent Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Günay Karaağaç'ın 10 yıllık çalışması sonucunda hazırlanan sözlüğe göre, Türkçe, aralarında Çince, İngilizce, Ermenice, Rumence, Yunancanın da bulunduğu çok sayıda dile 20 bini aşkın sözcük verdi.
TDK Danışmanı Prof. Dr. Recep Toparlı, şimdiye kadar Türkçeye Arapça ve Farsça gibi dillerden geçen sözcüklerin kitaplaştırıldığını, böyle bir çalışmanın ilk kez yapıldığını belirterek, kitabın önümüzdeki aylarda basılacağını söyledi. Çalışmayı yapan Karaağaç'a göre ise dünyada bir dilden başka dillere giden sözcükleri bir araya getiren başka bir sözlük yok. Türkçe'nin imparatorluk dili olmasının, çok sayıda komşu ülkeye sözcük vermesine neden olduğunu belirten Karağaaç, "Kitapta 8 bin 500 madde var. Tek tek sözcük olarak değerlendirdiğimizde ise 20 binden fazla sözcük var" dedi.

Köşkten babaya

Türkçenin diğer dillere verdiği bazı sözcükler ve anlamları şöyle:
ABA (Yünden yapılan kumaş):
Rusça.: abá "kalın ipten gevşek dokunmuş kumaş"
Ermenice: aba "yünlü kumaştan yapılmış palto"
Sırpça: haba "kalın çuha"
AÇIK
Farsça: açig (ağaçsız ve açık yer, alan)
Rumence: ac�*c, (üstü örtülü olmayan)
Yunanca: aç�*h-açiğá (açık açık, açıkça)
çikmav�* (açık mavi)
ADA
Bulgarca: adá, adal�*ya (adalı)
Arnavutça: hadë
BABA
Farsça: baba (baba, saygı değer yaşlı)
Rusça: babá, babáy (büyük baba, dede)
Bulgarca: babá, babó, bóba, babáya, babáyko, bubáyko
BACANAK
Farsça: bacanak
Rusça: bacınak
Yunanca: bacanákis
ÇADIR
Çince: chádié'ér
Urduca: çatr (padişah için kullanılan büyük şemsiye)
Yunanca: çad�*ri (çadır; dağınık ev veya oda)
ÇAKAL
İtalyanca: sciacallo, jacal, sciacal (avının üzerine atılmağa hazır kimse; dehşet günlerinde vurgunculuk yapan kimse; gösterişli cenaze törenleri düzenleyen kimse)
Fransızca: chacal-chakal
ELÇİ
Çince: é'erqin
İngilizce: elchee
KÖŞK
Farsça: kûsk
Fransızca: kiosque
İngilizce: kiosk, kiosque

Sırpçada 9 bin Türkçe sözcük

Türkçe Verintiler Sözlüğü çalışmasına göre, Türkçeden diğer dillere geçen yaklaşık olarak sözcük sayıları şöyle:
Çince 300
Farsça 3000
Urduca 227
Arapça 2000
Rusça 2500
Ermenice 4260
Ukraynaca 800
Macarca 2000
Rumence 3000
Bulgarca 3500
Sırpça 9000
Çekçe 248
İtalyanca 146
Arnavutça 3000
Yunanca 3000
İngilizce 470
Almanca 166

Kaynak : Kanka.net


-------------
Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!


Gönderen: mehmet26eses
Gönderi tarihi: 01/Şub/2008 saat 12:46
benim bilgisayarimdaki bircok program klavyenin dili ingilizce olmadan calismiyor.yani klavye dilim ingilizce..umarim bir sorun yaratmiyordur yazdiklarim.

-------------
YAŞASIN ESKİŞEHİRSPOR


Gönderen: Neden
Gönderi tarihi: 01/Şub/2008 saat 15:18
Alıntı yapılan mehmet26eses

benim bilgisayarimdaki bircok program klavyenin dili ingilizce olmadan calismiyor.yani klavye dilim ingilizce..umarim bir sorun yaratmiyordur yazdiklarim.



Yok Mehmet Gayet İyiTongue


-------------
Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!


Gönderen: Neden
Gönderi tarihi: 16/Şub/2008 saat 13:09
Forum V Harfleri Sıkça W Olarak Yazılmaya Başladı

Lütfen Dikkat Edelim


-------------
Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!


Gönderen: Neden
Gönderi tarihi: 16/Şub/2008 saat 13:11
Alıntı yapılan serkan_esk

                                                        Değişen Türkçemiz

Yıl: 1965
"Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle şaşakaldım. Nasıl bir edâ takınacağıma hükûm veremedim, âdetâ vecde geldim. Buna mukâbil az bir müddet sonra kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni fevkalâde rahatlatan bir tebessüm vardı.Üstümü başımı toparladım, kendinden emin bir sesle 'akşam-ı şerifleriniz hayrolsun' dedim."

Yıl: 1975
"Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.Ne yapacağıma karar veremedim, heyecandan ayaklarım titredi. Ama çok geçmeden kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni rahatlatan bir gülümseme vardı. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle 'iyi akşamlar' dedim."

Yıl: 1985
"Karşıma âniden çıkınca fevkalâde şaşırdım. Nitekim ne yapacağıma hükûm veremedim, heyecandan ayaklarım titredi. Amma ve lâkin kısa bir süre sonra kendime gelir gibi oldum, nitekim yüzünde beni ferahlatan bir tebessüm vardı. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle 'hayırlı akşamlar' dedim."

Yıl: 1995
"Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım. Fenâ hâlde kal geldi yâni. Ama bu iş bizi bozar dedim. Baktım o da bana bakıyor, bu iş tamamdır dedim. Manitayı tavlamak için doğruldum, artistik bir sesle 'selâm' dedim."

Yıl: 2006
"Âbi onu karşımda öyle görünce çüş falan oldum yâni. Oğlum bu iş bizi kasar dedim, fenâ göçeriz dedim, enjoy durumları yâni. Ama concon muyum ki ben, baktım ki o da bana kesik. Sarıl oğlum dedim, bu manita senin.. 'Hav ar yu yavrum?'

Yıl: 2026
"Ven ay vaz si hör, ben çok yâni öyle işte birden. Off, ay dont nov âbi yaa. Ama o da bana öyle baktı, if so âşık len bu manita. 'Hay beybi..'"

Clap

-------------
Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!


Gönderen: delibasozi
Gönderi tarihi: 27/Şub/2008 saat 15:58

Biraz eski bir yazı ama Abdulah Doğan'ın tespitleri çok yerinde; okumanızı tavsiye ederim.

Dil'imizde Tüy Bitmeden...  

“Türk demek Türkçe demektir; ne mutlu Türküm diyene...”
M.Kemal ATATÜRK

Dil, bir milletin anılarının, yani tarihinin, kültür birikiminin ve de ortak hissiyatının depolandığı unsurdur. Hangi ulus olursa olsun, bir devletin milletler arası zaviyede değeri; kendi dil ve kültürünün senelere ne kadar karşı durabileceği ile ölçülür.

Üniversiteye hayatım boyunca birçok eksiklikle karşılaştım. Ama bunların hiçbiri, dil konusundaki gördüğüm eksiklikler kadar beni etkilemedi. Sayısal puandan kazanan bir üniversiteli olmama rağmen, edebiyat ve dil konusunda ayrı bir ilgim ve alakam vardı. 5 senelik eğitim sürem içinde, bir çok dergi ve yayın organında, editörlük, yayın yönetmenliği gibi görevleri de üniversite yaşantım ile birlikte yürüttüm.

İngilizce hazırlık okumamla birlikte, ülkemizdeki üniversitelerin, durmadan İngilizce eğitimleri ile övündüklerinin farkına vardım. Bizim bölümün dersleri de tüzüğe göre, %33 İngilizce idi. Başta temel derslerimiz matematik, fizik olmak üzere bir çok dersimizi de bu 5 sene zarfında İngilizce gördük. Benim ve bütün arkadaşlarımın aklında hep şu soru vardı? Acaba aynı dersler kendi dilimizde anlatılsa bize daha yararlı olmaz mı?

Şahsi birkaç çaba dışında bu mesele de diğer eksiklikler gibi senelere yenik düşüp, unutuldu. Mezun olma ve ders geçme telaşından, açıkçası kimse üstüne düş(e)medi. Hayat zamanımızı bitirirken, bu konuda çırpınan birkaç insanın, bizim kafalarımızdaki soruları, meğer ki yıllardır değişik platformlarda dile getirmiş olduklarını fark ettik. Ancak meselenin önemini yeteri kadar anlayamamışız. Şimdi, bize gösterilen yabancı dildeki derslerin bizlere faydasından çok zararı olduğunu ve dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir yöntemle ders gösterilmediğini, bu tartışmaları inceleyince fark ettik.

Halbuki müreffeh Türkiye’nin kuruluş temellerini atan M. Kemal Atatürk, dil konusunda ne kadar hassastı. O, bilim dilinin Türkçe, tüm derslerin her düzey okulda Türkçe olmasına özen göstermiş, o kadar ki; 1934’te oturup bir “Geometri” kitabı yazmış, bugün kullandığımız “üçgen, beşgen” gibi terimleri bizzat kendisi üretmişti.
Ama yazıktır ki şimdilerde, konuşmalara İngilizce laflar katmak övünülecek bir şey haline geldi. Kitle iletişim araçlarımızın adları ve program isimlerinden bir çoğu Türkçe değil artık, sayısız kültür dinamiğimiz, yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı.

Çözüm Ne Olmalı?

Dil, bir milletin kültürünün temel unsurudur. Dile ve dilde yenileşmeye gerekli önemi vermeyen eğitimini yabancı bir dilde yapan milletler yaratıcı düşünce ortaya koyamaz. Yabancı dilde eğitim bir milleti sömürgeleştirmenin en etkin yoludur. Bu konuda İngilizlerin İrlandalılara yaptıklarının iyi incelenmesi gerekir. Ayrıca Japonların kendi dil ve kültürlerine sımsıkı sarılarak bilim ve teknikte bugünkü düzeye geldiklerini aklımızdan çıkarmayalım. Eğer kendi dilimize sahip çıkarak gelişemeyeceğimiz düşünülüyorsa, bunun nasıl bir yanlış olduğunun en büyük delili Japonlardır.

Unutmayalım ki anayasaya göre resmi dili Türkçe olan Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim dili de Türkçe’dir. Tayland’ın eğitim dili Tay, Porto Riko’nun eğitim dili, İspanyolca’dır.”(1)
Araştırmalarımız bir ülkenin eğitim dili tümüyle yabancı bir dile çevrildiğinde o ülkenin kendi dilinin en fazla bir buçuk nesil sonra yok olduğunu bize gösterdi. Yakın tarih örnekleri de çok açıktır. İlk önce, babalar kendi çocukları ile kendi dillerinde konuşamaz oluyorlar. Kazakistan’da, İrlanda’da, Cezayir’de olduğu gibi... (2)

Yabancı dille eğitimin, zararlarını ve karşın reçetelerini, yaptığımız anket ve araştırmalar sonucu şu ana başlıklar haline getirdik:


1. Eğitimin amacı;

a. İnsanı kendine ve topluma değer katacak düzeye getirmek,
b. Bir milletin geçmişiyle geleceği arasında sağlam köprüler oluşturarak, geçmişine dayanan ve geleceğe hazırlanan gençler yetiştirmektir.

Her ülkenin eğitim dili, çoğunluğunun anadili olan resmi dildir. Yabancı dille eğitim Türkiye ve birkaç başka sömürge ülkelerinde görülmektedir. Biz binlerce yıllık kültüre sahip bir milletiz. Bu bağlamda, İngilizce ile eğitim kapitülâsyonlarının en korkuncu sayılabilir. (2)

2. İngilizce ile bilim eğitimi sonucu, batı hayranı kendi kültüre yabancılaşan ve onu aşağılayan bir nesil yetişir. Böyle yetişenlerle bilim yapılması kolaylaşmaktan ziyade zorlaşmaktadır. Artık İngilizce’nin evrensel dil olduğu fikri de doğru değildir. Herkesin bildiği gibi, bugün kim süper güçse onun dili ikinci dil olur, ama yine de anadilin yerine geçmez.. Milletimiz insanının en büyük amaçlarından biri de Türkçe’yi evrensel dil yapmak olmalıdır. Unutmayalım, bir insan bilimi en iyi en rahat en hızlı bir şekilde kendi dilinde öğrenir. Üniversiteliler üzerinde yaptığımız tüm anketler, Türkçe aldığımız derslerle öğrenme oranının İngilizce alınan derslerdeki öğrenme oranına göre kıyaslanamayacak derecede yüksek olduğunu göstermiştir.

3. “Bilgisayar teknik bilimi geliştikçe milli dil ve kültürleri yok etmek yerine onları da beraberinde geliştiriyor. Bilgisayardan internete girildiği zaman karşımıza Macarca, Çekçe, Rusça, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Fince, Korece, Japonca, Lehçe ve birçok başka dillerden bilimsel makaleler, türlü haberler ve bilgiler çıkar. Çeviri yazılımlarıyla bilgisayar dilleri birbirine tercüme edebiliyor.” (2) Bu konuda bazı üniversitelerimizdeki öğretim üyelerinin çalışmaları takdire şayandır. Özellikle yazılım teknik bilimine yetenice önem verirsek, yani Türkçe ile çalışan yazılımlar üretirsek dilimizi ve kültürümüzü İngilizce’nin etkisinden koruyabiliriz.

4. Dil, bir milletin onurudur. Ancak onurunu koruyabilen milletler dünyada ciddiye alınır; ünlü Alman tarihçisi ve dil bilgini Brockelmann’ın şu sözleri çok önemlidir: “Dil bir milletin özelliklerinin sadık aynasıdır. Milli benliğini, ulusal özelliklerini bilinçle kavrayabilecek düzeye erişmedikçe hiçbir millet siyasi ya da manevi yönden kendisinden üstün olan yabancı milletlerin kültürel etkisine ve bu kültürün taşıyıcısı olan yabancı sözcüklerin anadiline girmesine engel olmak gerektiğini tam olarak kavrayamaz.”

5. Unutmamalıyız ki, güzel Türkçemiz dünyanın yazıldığı gibi okunan nadide ve orijinal dillerinden biridir. Bu özelliğimiz hemen hiçbir dilde bulunmamakla birlikte, yabancı dil uzmanlarının da ilgisini cezbetmektedir.

6. “Türklerde matematiğe karşı büyük bir yatkınlık vardır. Türk tarihi ve Cumhuriyet dönemini incelersek bunu açıkça görürüz. Çünkü Türk dilinin yapısı matematikseldir. Ayrıca, Türkçe okunduğu gibi yazılan, yazıldığı gibi okunan bir dil olduğundan bilgisayar için en yatkın dildir.” 2 Türkçe bilim yapar, yanımızda da bilgisayar teknik biliminin olağanüstü olanaklarını alırsak, matematik gibi olan bu dille harikalar yaratabiliriz.

7. Doğadaki her bitki ve her hayvanın doğaya bir katkısı vardır. Benzer şeklide dünyadaki çeşitli diller de insanlığın zenginliğidir. Bir dilin diğerini yok etmeye hakkı yoktur. Ama üniversitelerimizdeki İngilizce ile eğitim bizim kültürümüzü ve dilimizi giderek yok etmektedir.

8. Bilim ve tekniğin baş döndürücü bir hızla ilerlediği günümüzde eğitimin her düzeyindeki İngilizce ile verilen dersler büyük bir zaman israfıdır. Neden aynı dersi Türkçe görüp çok rahat anlamak ve öğrenmek varken, İngilizce kitaptan öğrenelim. Ayrıca yabancı dilde eğitimi yolu ile özellikle Amerikan-İngiliz kitap şirketlerine büyük miktarlarda para aktarımı olmaktadır. Bu, krizde olan ekonomimiz için de büyük bir iktisadi savurganlıktır.(3)

9. Bilim ve teknikte yeni buluşlar yapanlar, bu buluşlarla ilgili kavramların kendi dillerindeki karşılıklarını türetmekle sorumludurlar. Bundan dolayı bilimin ön saflarındaki bilim adamları yabancı diller kadar kendi dilinin sözcük kurallarını daha iyi bilmelidirler ki, özgün ifadeleri dünyaya mal olabilsin. (2) Nutukta ulu önder Atatürk bakın neler söylüyor: “Batı dillerinden hiçbirinden aşağı olmamak üzere, onlardaki kavramları anlatacak keskinliği, açıklığı haiz Türk bilim dili terimleri tespit edilecektir.4


Yabancı dil öğrenmeyi sonuna kadar destekliyoruz. Yabancı dilin okullarımızda zorunlu hale getirilmesi zaman ve emek israfıdır. Resmi okullarda gördüğü yabancı dil dersleriyle yabancı dil öğrenen hiç kimse yoktur. Yabancı dil öğrenmek için ille de kursa gitmemiz gerekiyorsa, neden yıllarca yabancı dil öğretmek adına zamanımızı ve emeğimizi israf ediyoruz. Yabancı dil eğitimi adı altında, yabancı kültür eğitimine maruz kalıyoruz.

“Yabancı dille eğitimi ülkemizden tümüyle (ya da yapabildiğimiz kadarıyla) kaldırmak, bu ülkedeki her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının, her gerçek Atatürkçü’nün, her gerçek milliyetçinin, her gerçek solcunun, her gerçek bilimcinin ve gönül ehlinin, her gerçek hümanistin, her gerçek laik ve çağdaşın, her gerçek eğitimcinin, her vatanını seven basın-yayın mensubunun ve her gerçek Türk gencinin öncelikli davası olmalıdır.” (2)
 

Bu meselenin mücadelesini ülkemizde yıllarca, çeşitli bilim dallarında şimdiye kadar 2 kere Nobel’e aday gösterilen dünyaca ünlü bir Türk olan Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU yaptı. Ülkemizdeki yüzlerce dil profesörünün de bu çok açık konuya geç de olsa artık iyice eğilmelerini istiyoruz. Benim ve ekibimin amacı, bu meşaleyi bir adım daha ileri götürmek, kıvılcımları çoğaltmaktır. Aksi takdirde kısa zaman sonra öz değerlerimizin büyük bölümünü kaybederiz.
Gelin bu meseleyi sitemizde ve tüm Türk eğitim sistemi için tartışalım. Yeni öğretim dönemi girmeden bir şeylerin değişmesine vesile olalım...

Türkiye’nin kurtuluşu ekonomik etkenlerle birlikte Türkçe’nin kurtuluşuna bağlıdır. Atatürk’ün son nefesindeki şu sözleri lütfen aklımızdan çıkarmayalım:
“Arkadaşlar selam, dil çalışmalarını sakın gevşetmeyin!”


Hazırlayan

Abdullah D. DOĞAN
basariyolu@yahoo.com

Not: Araştırmalarımız sonucu, Atatürk’ün bu konu üzerine özellikle eğildiğini gördük. Bakın Atatürk 1938’de, vefatından az önce, neler söylüyor: “Tüm bilimlere ait Türkçe terimler tespit edilmiş, bu surette dilimiz yabancı dillerin tesirinden kurtulma yolunda esaslı adımlar atmaktadır. Bu yıl(1938), okullarımızda tedrisatın Türkçe terimlerle yazılmış kitaplarla başlamış olmasını, kültür hayatımız için mühim bir hadise olarak kaydetmek isterim." 2


1 Kültürel Etkinlikler Kurultayı Yayını, 27 Kasım 1995

2 Oktay Sinanoğlu’nun 1999 yılında yayınlanmış “Bye-Bye Türkçe” adlı kitabındaki, 1970’den beri neşretmiş olduğu makalelerden (OTOPSİ Yayınevi, İst., 2002).

3 Bilim, kültür ve öğretim dili olarak Türkçe , Prof. Aydın Saylı, 1978



-------------
Başka dile benzemez annenin sesi
Anne kadar özeldir Eseslinin ESESi..


Gönderen: delibasozi
Gönderi tarihi: 27/Şub/2008 saat 17:19
Dil hassasiyeti üzerine bireysel gelişimde yararlı siteler örneklememde bir sakınca yoktur umarım:

http://www.tdk.gov.tr - http://www.tdk.gov.tr

http://www.dildernegi.org.tr - http://www.dildernegi.org.tr

http://www.sinanoglu.net - http://www.sinanoglu.net

http://www.turkcedunya.com - http://www.turkcedunya.com

http://www.tdtkb.org - http://www.tdtkb.org

http://www.dilimiz.com - http://www.dilimiz.com

http://www.turkcemiz.net - http://www.turkcemiz.net

http://www.turkcesivarken.com - http://www.turkcesivarken.com

http://www.turkcan.org - http://www.turkcan.org

http://www.dilimiz.gen.tr - http://www.dilimiz.gen.tr

http://www.odtuturkce.net - http://www.odtuturkce.net

Dilimiz ve dilimize hassasiyetimiz üzerine çalışmalarda bulunmak; ilgilenmek; en azından ilişkin konuları takip etmek isteyenler için önerilerimdir.


-------------
Başka dile benzemez annenin sesi
Anne kadar özeldir Eseslinin ESESi..


Gönderen: darknESS
Gönderi tarihi: 26/May/2008 saat 13:46
son günlerde oldukça sık yazım hataları görmeye başladım. açıkçası bu hatada değil artık bazı kelimeleri yazmayı bilmiyoruz. genel olarak hatalı yazılan kelimeleri bu başlıkta paylaşırsak belki gören arkadaşlar düzeltirler kendilerini.
benim en çok aklımda kalanlar LİG yerine LİĞ ve tezahürat yerine TEZAVRAT yazılması. önemsiz olabilir ama dışardan bakıldığında komik gözükebilecek hatalar bunlar.


-------------
dusmanlari kardes yapan ESES


Gönderen: umutes
Gönderi tarihi: 26/May/2008 saat 15:02
internet yazımı ve cep telefonu mesaj yazımını bir kenara bırakalım artık arkadaşlar... dil manevi vatandır bunu böyle biliniz... kimse size dilimize tam anlamıyla hakim olun demiyor ama lütfen genel kabul görmüş kurallara uyalım; ve keşke hepimiz dilimize tam olarak hakim olabilsek, biraz gayret ile neden olmasın... yazı yazarken "w" ve "q" harflerini lütfen kullanmayalım. yazdığınız şey ne türkçe ne de ingilizce olmuş oluyor, kendinize güldürmeyi bir kenara bırakın, dilimize ettiğiniz ihaneti düşünün lütfen... iyi yerine ii, çocuk yerine jojuq chocuq vs vs bunlar gerçekten çok iğrenç... ya ingilizcesini yaz ya da türkçesini; bu halinle iki arada bir derede kalmış, dejenere olmuş bir zavallıyı andırıyorsun... buraya yazarken büyük harf - küçük harf uyumuna dikkat etmek en zoru, ben de maalesef henüz buna uyamadım; hepimiz bir şeyler öğreniyoruz, biraz emek ve sabır lütfen... hepinize saygılar...


-------------
ESkişehir'im hasretim, doğduğum şehir, memleketim...


Gönderen: Cumhuriyet
Gönderi tarihi: 07/Haz/2008 saat 00:55
Başka Sese Benzemez Annenin Sesi

Her Sözün Ararsan Vardır Türkçesi


Thumbs%20Up


-------------


Gönderen: turkaslan
Gönderi tarihi: 07/Haz/2008 saat 01:58
Alıntı yapılan Cumhuriyet

Başka Sese Benzemez Annenin Sesi

Her Sözün Ararsan Vardır Türkçesi


Thumbs%20Up
 
bu sözünde telif hakkı varmı..?


-------------
Birimiz hepimiz için , Hepimiz ES-ES için...


Gönderen: Cumhuriyet
Gönderi tarihi: 07/Haz/2008 saat 11:23
Alıntı yapılan turkaslan

Alıntı yapılan Cumhuriyet

Başka Sese Benzemez Annenin Sesi

Her Sözün Ararsan Vardır Türkçesi


Thumbs%20Up
 
bu sözünde telif hakkı varmı..?


Yok İstersen.........


Serkan


-------------


Gönderen: delibasozi
Gönderi tarihi: 07/Haz/2008 saat 13:24
Alıntı yapılan Cumhuriyet

Alıntı yapılan turkaslan

Alıntı yapılan Cumhuriyet

Başka Sese Benzemez Annenin Sesi

Her Sözün Ararsan Vardır Türkçesi


Thumbs%20Up
 
bu sözünde telif hakkı varmı..?


Yok İstersen.........


Serkan


Ziya Gökalp'in :

LİSAN

Güzel dil Türkçe bize,
Başka dil gece bize.
İstanbul konuşması
En sâf, en ince bize.

Lisanda sayılır öz
Herkesin bildiği söz;
Ma’nâsı anlaşılan
Lûgate atmadan göz.

Uydurma söz yapmayız,
Yapma yola sapmayız,
Türkçeleşmiş, Türkçedir;
Eski köke tapmayız.

Açık sözle kalmalı,
Fikre ışık salmalı;
Müterâdif sözlerden
Türkçesini almalı.

Yeni sözler gerekse,
Bunda da uy herkese,
Halkın söz yaratmada
Yollarını benimse.

Yap yaşayan Türkçeden,
Kimseyi incitmeden.
İstanbul’un Türkçesi
Zevkini olsun yeden.

Arapçaya meyletme,
İran’a da hiç gitme;
Tecvîdi halktan öğren,
Fasîhlerden işitme.

Gayrılı sözler emmeyiz,
Çocuk değil, memeyiz!
Birkaç dil yok Tûran’da,
Tek dilli bir kümeyiz.

Tûran’ın bir ili var
Ve yalnız bir dili var.
Başka dil var diyenin,
Başka bir emeli var.

Türklüğün vicdânı bir,
Dîni bir, vatanı bir;
Fakat hepsi ayrılır
Olmazsa lisânı bir.

Ziya Gökalp
 
“Hiçbir sese benzemez annenin sesi,
 Her sözün ararsan vardır Türkçesi.”

Ziya Gökalp

Ben kendimce uyarladım ufak olarak Wink


-------------
Başka dile benzemez annenin sesi
Anne kadar özeldir Eseslinin ESESi..


Gönderen: Cumhuriyet
Gönderi tarihi: 07/Haz/2008 saat 13:43

http://tdk.org.tr/kisisel/kanoglu/siirler%5Csevdiginkadar.htm -

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpıldığı kadar hafif
Kalbinin uzağı gördüğü kadar genç
Sevdiklerin  kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü


İbrahim Kanoğlu





-------------


Gönderen: Endy
Gönderi tarihi: 07/Haz/2008 saat 14:01
Alıntı yapılan Cumhuriyet

http://tdk.org.tr/kisisel/kanoglu/siirler%5Csevdiginkadar.htm - SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN !!!

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpıldığı kadar hafif
Kalbinin uzağı gördüğü kadar genç
Sevdiklerin  kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü


İbrahim Kanoğlu



 
Yukarıdaki satırlar Büyük Usta Can Yücel in "HER ŞEY SENDE GİZLİ" şiirine aittir.
 
HERŞEY SENDE GİZLİ

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...
 
CAN YÜCEL
 


Gönderen: Baba
Gönderi tarihi: 07/Haz/2008 saat 14:01
Sevgili Serkan ne kadar anlamlı ve güzel bir başlık açmışsın, öncelikle bunun için teşekkür ederim. Türkçe'yi, yani iletişim kurduğumuz ve annemizden öğrenip, yavrularımıza öğretip; bırakacağımız mirası "dili"i en etkin, anlaşılır ve güzel biçimde kullanmak belki her yurttaşın görevi ama bence Eskişehir'i seven ve ES ES diyenlerin iki defa görevi.
Bu güzel konu başlığına bir iki satır dilimin döndüğünce bir iletişim bilimci, gazeteci ve hasbelkader iki de kitap yazmış biri olarak değinmek isterim...
- Dil, hem insanla gelişen hem insanı geliştiren bir kültürdür. Bir toplumun rengidir, dokusudur. Ne kadar hakim olup, kendinizi ifade ederken zengin kullanabiliyorsanız dilinizi, onu dilinize getiren beyniniz o denli hızlı ve üretken çalışıyor demektir.
- Yani dil ya da sözlü iletişim insan zekasını geliştiren bir pratiktir. Matematikte nasıl sayılar varsa; edebiyat da sözcük-teşbih(benzetme) ve anlatım sanatıdır. Matematikteki sayıların yerini dilde ardarda sıraladığımız cümleler alır.
- Türkiye'nin iki dil ustası vardır. Biri Nazım Usta diğeri Üstad Necip Fazıl'dır. Siyasi duruşlarını bir yana koyup paydalarına baktığınızda her ikisinin de kültürü yaşatmak adına dili nasıl güzel kullandığı görülebilir.
- Çok uzun bir konu olmakla birlikte iki küçük örnekle bu önemli başlığa destek verdiğimi bilmeni isterim. Birincisi bugün Amerika'da bir insanın günde 250-300 sözcükle hayatını idame ettirmesidir ki dilerim her konuda küçük Amerika olmaya özenen Türk insanının dilini bu şekilde köreltmemesidir.
- İkincisi ise Fransızlar'ın dillerine verdikleri önemdir. Bugün TV5 kanalıyla başta Avrupa ve Afrika'ya yayın yapan bu kanalın tek amacı Fransız kültürünü ve dilini hem eski kolonileri üzerinde etkin kılabilmek hem de Avrupa'da dilini öğretebilmektir.
- En önemli değerlerimizden biri olan dilimizi biz bırakırsak ilk ihaneti annemize yaparız.
Yaşasın Türkçemiz
Yaşasın ES ESimiz!


-------------
KIZIL bir pıhtı vardı doğduğunda göbeğinde ve KARA bir toprak olacak öldüğünde üzerinde. (VİVA ESES).... protEStler...


Gönderen: delibasozi
Gönderi tarihi: 07/Haz/2008 saat 14:53
Çok güzel konuşuyoruz. Tribünde Türkçemize sahip çıkıyoruz. 1 seneden fazla oluyor "I love you XXXXX" gibi tezahüratlar duymayalı.

Gel gelelim ki aynı özen klübümüzde bir noktada yok : "Es STORE"
(Adının değiştiğini hatırlamadığım için değişmediğini farz ederek yazıyorum."

Daha güzel, daha anlamlı bir isim bulunabilirdi bunun için. Hem Gese özentisi gibi biraz. (Galatasaray Store)-(Eskişehirspor Store). Tamam baş harflerden kısaltmalar da çıkıyor ama BJK'nin Store'sini, Türkçe "Kartal Yuvası" şeklinde değiştirmesi ne kadar takdir toplamıştı hatırlatırız. Aynısında gözümüz yok; çok daha güzelini yapabilecek potansiyelimize güveniyorum. Ancak bu STORE bize yakışmıyor. Ne bize, ne de Türkçe'den başkasına sevdalanmamış Anadolu'ya. Bu konuda bir değişim fena olmaz.

Mesela; "Anadolu Yıldızı mağazaları", "Eses Satış mağazası", vs.vs.


-------------
Başka dile benzemez annenin sesi
Anne kadar özeldir Eseslinin ESESi..


Gönderen: Cumhuriyet
Gönderi tarihi: 07/Haz/2008 saat 15:10
Alıntı yapılan Baba



- Türkiye'nin iki dil ustası vardır. Biri Nazım Usta diğeri Üstad Necip Fazıl'dır. Siyasi duruşlarını bir yana koyup paydalarına baktığınızda her ikisinin de kültürü yaşatmak adına dili nasıl güzel kullandığı görülebilir.

Yaşasın Türkçemiz
Yaşasın ES ESimiz!


Dilimizi Korumak Bir Türk Olarak  En Asli Görevimiz.

Yüce Atatürk'ünde Söylediği gibi

 Ülkelerini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.” Ve tabii korumalıdır..

Yazınızda Türkiye'nin iki dil ustası vardır. Biri Nazım Usta diğeri Üstad Necip Fazıl'dır diye Bahsetmişsiniz.Söylediklerinize Aynen Katılmaktayım.

Fakat Medyanın Örnek Gösterdiği Kişi Bülent Ersoydur.Bunları Görünce  Üzülmemek Elde Değil.Hala Bunlar Baştacı Yapılıyor.

“Bakınız arkadaşlar, ben belki çok yaşamam. Fakat siz, ölene dek Türk gençliğini

yetiştirecek ve Türkçe’nin bir kültür dili olarak gelişmeye devamı yolunda çalışacaksınız.

Çünkü Türkiye ve Türklük, uygarlığa ancak bu yolla kavuşabilir.”

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

Serkan


-------------


Gönderen: disasel
Gönderi tarihi: 07/Haz/2008 saat 15:38
Eskişehirspor Satış Mağazası "ESM" deriz kısaca.


-------------
İstanbul değil ki iki yakayı da sevebilsin bu yürek,bize Eskişehir gibi tek parça sevda gerek...


Gönderen: Cumhuriyet
Gönderi tarihi: 07/Haz/2008 saat 15:40
Alıntı yapılan disasel

Eskişehirspor Satış Mağazası "ESM" deriz kısaca.


Çok GüzelClap




Serkan


-------------


Gönderen: Baba
Gönderi tarihi: 07/Haz/2008 saat 15:44
Serkanım önemli bir nokta da şu bence...
Bizim sitemiz yani http://www.eskisehirspor.com - www.eskisehirspor.com taraftar grupları içerisinde en çok takip edilen siteler arasında... İstanbul'un üç takımı ve Anadolu'da dostluğumuzu tribünlerde gösterdiğimiz pekçok kardeş takımın en bilindik internet sitesine şu dakika itibariyle girip baktım, yine öyle... Yani insanlar bizi merak ediyor, ES ESimiz'i okuyor. Söz eğer aklın ağırlığını taşır ise ki öyledir, aklımızın boyutlarını cümlelerimizle göstermek de bizim gereğimizdir.
Sağlıcakla kal kardeşim...
Tekrar böyle önemli bir konuyu foruma taşıdığın için teşekkürler...
EStanbul'dan sevgiler


-------------
KIZIL bir pıhtı vardı doğduğunda göbeğinde ve KARA bir toprak olacak öldüğünde üzerinde. (VİVA ESES).... protEStler...


Gönderen: Cumhuriyet
Gönderi tarihi: 08/Haz/2008 saat 21:49
Çok Doğru Alper Abi

Eskişehirli olmamız bize 2 Kat Daha Sorumluluk Yüklüyor

Bu Bilinçle Hareket Edip Bir Eskişehirli Olarak Adımız Olmalı

Yürüyüşümüz, Tavrımız, Konuşmamız, Ahlakımız ve Bu Vatan İçin Birşeyler Yapabilmek isteminde Eskişeirli Olarak  2 Kat Daha Dikkat Etmeliyiz....


Saygılarımla



Serkan



-------------


Gönderen: Cumhuriyet
Gönderi tarihi: 11/Haz/2008 saat 12:42
http://jshop.atns.de/img/13277_400_400.jpeg

Dün Alışverişte Buna Benzer Bir Tişört Aldım

Yorgun Oldugum Pek Dikkat etmedim.

Ama Bügün Aldıgım da Anladım....

ve Bir daha  Giymeyeceğime Söz Verdim Kendime...



Serkan



-------------


Gönderen: köfteci
Gönderi tarihi: 11/Haz/2008 saat 13:36
Alıntı yapılan Cumhuriyet

http://jshop.atns.de/img/13277_400_400.jpeg

Dün Alışverişte Buna Benzer Bir Tişört Aldım

Yorgun Oldugum Pek Dikkat etmedim.

Ama Bügün Aldıgım da Anladım....

ve Bir daha  Giymeyeceğime Söz Verdim Kendime...



Serkan

Merhaba,giymemeye söz vermis olmaniz örnek bir davranis.Daha iyiysi böyle bir seyleri satin almamak dahada  akilci olur düsüncesindeyim,yani maddi destek saglamamis olursunuz.Saygilarimla.........

-------------
Kral hem ciplak,hem gerzek...


Gönderen: delibasozi
Gönderi tarihi: 11/Haz/2008 saat 13:56
kısakollu_ön%28tişört%29
kısakollu_arka

Kendi çalışmamız. Yurt çapında bir etkinlikti, Eskişehir yine öncülük etti.
Önünde Göktürk alfabesi ile "TÜRKÇE" yazıyor, merak edene..

Kısakollular(tişörtler) foraTongue


-------------
Başka dile benzemez annenin sesi
Anne kadar özeldir Eseslinin ESESi..



Sayfayı yazdır | Close Window

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.50 - http://www.webwizforums.com
Copyright ©2001-2008 Web Wiz - http://www.webwizguide.com